Nikaha[1] imkan bulamayanlar iffetlerini korusunlar. Allah lütfedip kendilerine bir imkan verinceye dek. Yeminle hak sahibi olduklarınızdan[2] mukatebe[3] yapmak isteyenlerle hemen antlaşma yapın. Eğer iyi niyetli olduklarını biliyorsanız.[4] Ve Allah'ın size verdiği mallardan onlara verin. İffetli kalmak isteyen genç kadınları[5] taşkınlığa zorlamayın; basit dünya hayatının geçici çıkarı için. Kim onları zorlarsa, bilsin ki Allah, onların zorlanmalarından dolayı onlara karşı Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.[6]
وَلْيَسْتَعْفِفِ
ve iffetlerini korusunlar
ٱلَّذِينَ
kimseler
لَا
يَجِدُونَ
bulamayan(lar)
نِكَاحًا
evlenme (imkanı)
حَتَّىٰ
kadar
يُغْنِيَهُمُ
kendilerini zengin edinceye
ٱللَّهُ
Allah
مِن
-ndan
فَضْلِهِ ۗ
lutfu-
وَٱلَّذِينَ
ve kimselerle
يَبْتَغُونَ
isteyen(lerle)
ٱلْكِتَـٰبَ
mükatebe (sözleşme) yapmak
مِمَّا
-ndan
مَلَكَتْ
malik oldukları
أَيْمَـٰنُكُمْ
yeminlerinizin
فَكَاتِبُوهُمْ
mükatebe yapın
إِنْ
eğer
عَلِمْتُمْ
bilirseniz
فِيهِمْ
onlar hakında
خَيْرًا ۖ
hayırlı olduğunu
وَءَاتُوهُم
ve onlara verin
مِّن
-ndan
مَّالِ
malı-
ٱللَّهِ
Allah'ın
ٱلَّذِىٓ
ءَاتَىٰكُمْ ۚ
size verdiği
وَلَا
ve
تُكْرِهُوا۟
zorlamayın
فَتَيَـٰتِكُمْ
cariyelerinizi
عَلَى
ٱلْبِغَآءِ
fuhşa
إِنْ
eğer
أَرَدْنَ
istiyorlarsa
تَحَصُّنًا
namuslu kalmayı
لِّتَبْتَغُوا۟
elde etmek için
عَرَضَ
geçici menfaatini
ٱلْحَيَوٰةِ
hayatının
ٱلدُّنْيَا ۚ
dünya
وَمَن
ve kim
يُكْرِههُّنَّ
onları zorlarsa
فَإِنَّ
şüphesiz
ٱللَّهَ
Allah
مِن
بَعْدِ
sonra
إِكْرَٰهِهِنَّ
zorlanmalarından
غَفُورٌ
bağışlayıcı
رَّحِيمٌ
esirgeyicidir
Velyesta'fifillezine la yecidune nikahan hatta yugniyehumullahu min fadlih, vellezine yebtegunel kitabe mimma meleket eymanukum fe katibuhum in alimtum fihim hayren, ve atuhum min malillahillezi atakum, ve la tukrihu feteyatikum alel bigai in eradne tehassunen li tebtegu aradal hayatid dunya ve men yukrıhhunne fe innellahe min ba'di ikrahihinne gafurun rahim.
Evlenme.
Bkz. 24:31. ayetin 6. dipnotu.
Kölenin özgür kalma sözleşmesi. Buna göre, köle özgür kalmak için efendisi ile bir sözleşme yapabilir, ödemesini yapınca da özgürlüğüne kavuşma hakkı elde eder. Köleden mukatebe teklifi geldiğinde efendisinin geri çevirme hakkı ve yetkisi yoktur. Bu, İslam'ın kölelik kurumunu kaldırmayı amaçladığının önemli bir göstergesidir.
Antlaşmalarına bağlı kalacaklarına.
Anlaşma yolu ile sahip olunan, sorumlulukları üstlenilen ve özgürlük talebinde bulunan genç kadınlar.
Zorla yaptırılan bu fuhuştan dolayı Allah onları sorumlu tutmayacak, onları bağışlayacaktır.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
velyestea'fifi
|
ve iffetlerini korusunlar | عفف |
| 2 |
ellezine
|
kimseler | - |
| 3 |
la
|
- | |
| 4 |
yecidune
|
bulamayan(lar) | وجد |
| 5 |
nikahen
|
evlenme (imkanı) | نكح |
| 6 |
hatta
|
kadar | - |
| 7 |
yugniyehumu
|
kendilerini zengin edinceye | غني |
| 8 |
llahu
|
Allah | - |
| 9 |
min
|
-ndan | - |
| 10 |
fedlihi
|
lutfu- | فضل |
| 11 |
vellezine
|
ve kimselerle | - |
| 12 |
yebtegune
|
isteyen(lerle) | بغي |
| 13 |
l-kitabe
|
mükatebe (sözleşme) yapmak | كتب |
| 14 |
mimma
|
-ndan | - |
| 15 |
meleket
|
malik oldukları | ملك |
| 16 |
eymanukum
|
yeminlerinizin | يمن |
| 17 |
fekatibuhum
|
mükatebe yapın | كتب |
| 18 |
in
|
eğer | - |
| 19 |
alimtum
|
bilirseniz | علم |
| 20 |
fihim
|
onlar hakında | - |
| 21 |
hayran
|
hayırlı olduğunu | خير |
| 22 |
ve atuhum
|
ve onlara verin | اتي |
| 23 |
min
|
-ndan | - |
| 24 |
mali
|
malı- | مول |
| 25 |
llahi
|
Allah'ın | - |
| 26 |
llezi
|
- | |
| 27 |
atakum
|
size verdiği | اتي |
| 28 |
ve la
|
ve | - |
| 29 |
tukrihu
|
zorlamayın | كره |
| 30 |
feteyatikum
|
cariyelerinizi | فتي |
| 31 |
ala
|
- | |
| 32 |
l-biga'i
|
fuhşa | بغي |
| 33 |
in
|
eğer | - |
| 34 |
eradne
|
istiyorlarsa | رود |
| 35 |
tehassunen
|
namuslu kalmayı | حسن |
| 36 |
litebtegu
|
elde etmek için | بغي |
| 37 |
arade
|
geçici menfaatini | عرض |
| 38 |
l-hayati
|
hayatının | حيي |
| 39 |
d-dunya
|
dünya | دنو |
| 40 |
ve men
|
ve kim | - |
| 41 |
yukrihhunne
|
onları zorlarsa | كره |
| 42 |
feinne
|
şüphesiz | - |
| 43 |
llahe
|
Allah | - |
| 44 |
min
|
- | |
| 45 |
bea'di
|
sonra | بعد |
| 46 |
ikrahihinne
|
zorlanmalarından | كره |
| 47 |
gafurun
|
bağışlayıcı | غفر |
| 48 |
rahimun
|
esirgeyicidir | رحم |