"Kendisini de toplumunu da Allah'ın yanı sıra Güneş'e secde[1] ederken buldum. Şeytan onlara yaptıklarını güzel göstererek onları doğru yoldan alıkoymuş, bundan dolayı da doğru yolu bulamıyorlar."
وَجَدتُّهَا
onu buldum
وَقَوْمَهَا
ve kavmini
يَسْجُدُونَ
secde aderlerken
لِلشَّمْسِ
güneşe
مِن
دُونِ
bırakıp
ٱللَّهِ
Allah'ı
وَزَيَّنَ
ve süsledi
لَهُمُ
onlara
ٱلشَّيْطَـٰنُ
şeytan
أَعْمَـٰلَهُمْ
işlerini
فَصَدَّهُمْ
ve onları çevirdi
عَنِ
-dan
ٱلسَّبِيلِ
(doğru) yol-
فَهُمْ
(bu yüzden) onlar
لَا
يَهْتَدُونَ
yola gelmiyorlar
Vecedtuha ve kavmeha yescudune liş şemsi min dunillahi ve zeyyene lehümuş şeytanu a'malehum fe saddehum anis sebili fe hum la yehtedun.
Secde; tam bir teslimiyet içinde Allah'a bağlılık göstermek, itaat etmek, emrine amade olmak, değerini takdir etmek, yüceliğini, üstünlüğünü kabul etmek, saygı göstermek ve içtenlikle boyun eğmek demektir. Diğer bir anlamı ile de secde bütün bir varlığın Allah'ın evrene koyduğu işleyiş yasalarına tabi olması, boyun bükmesidir. Namaz kılarken anlı yere koymak.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve cedtuha
|
onu buldum | وجد |
| 2 |
ve kavmeha
|
ve kavmini | قوم |
| 3 |
yescudune
|
secde aderlerken | سجد |
| 4 |
lişşemsi
|
güneşe | شمس |
| 5 |
min
|
- | |
| 6 |
duni
|
bırakıp | دون |
| 7 |
llahi
|
Allah'ı | - |
| 8 |
ve zeyyene
|
ve süsledi | زين |
| 9 |
lehumu
|
onlara | - |
| 10 |
ş-şeytanu
|
şeytan | شطن |
| 11 |
ea'malehum
|
işlerini | عمل |
| 12 |
fe saddehum
|
ve onları çevirdi | صدد |
| 13 |
ani
|
-dan | - |
| 14 |
s-sebili
|
(doğru) yol- | سبل |
| 15 |
fehum
|
(bu yüzden) onlar | - |
| 16 |
la
|
- | |
| 17 |
yehtedune
|
yola gelmiyorlar | هدي |