وَلَوْ
şayet
شَآءَ
dileseydi
ٱللَّهُ
Allah
لَجَعَلَكُمْ
hepinizi yapardı
أُمَّةً
ümmet
وَٰحِدَةً
bir tek
وَلَـٰكِن
fakat
يُضِلُّ
şaşırtır
مَن
kimseyi
يَشَآءُ
dilediği
وَيَهْدِى
ve doğru yola iletir
مَن
kimseyi
يَشَآءُ ۚ
dilediği
وَلَتُسْـَٔلُنَّ
ve siz mutlaka sorulacaksınız
عَمَّا
şeylerden
كُنتُمْ
olduğunuz
تَعْمَلُونَ
yapıyor(lar)
Ve lev şaallahu le cealekum ummeten vahideten ve lakin yudıllu men yeşau ve yehdi men yeşa', ve le tus'elunne amma kuntum ta'melun.
İnsana tercihte bulnma hakkı vermeyerek, onları irade sahibi kılmayarak, bütün insanlığı tek tip bir toplum da yapabilirdi.
Toplum, topluluk.
Kelimesi kelimesine, dilediğini. "Dilediğini demek: Hak edeni demektir; Allah, sapkınlığı gerektiren şeyleri yapanı saptırır; doğru yola iletilmeyi gerektiren şeyleri yapanı da doğru yola iletir, demektir. Allah, "dilediğimi" demekle, "kimin neyi hak ettiğine en doğru kararı Ben veririm," demeyi kastetmektedir. Zira burada Allah'ın "dilemesi" insanın "dilemesine", "insanın seçimine" bağlı olarak gerçekleşmektedir. Dilemek anlamına gelen "Şae" kelimesinin ayetteki anlamı; "gayret göstereni, bir şey yapmak isteyeni" yani "bir şeyi dileyeni" anlamındadır. Seçim insana aittir ve belirleyici olan insanın "dilemesi"dir 10:108; 76:3).
Bu cümleden de anlaşılıyor ki "dilediğini tercih etme sorumluluğu" insanın kendisine aittir.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
velev
|
şayet | - |
| 2 |
şa'e
|
dileseydi | شيا |
| 3 |
llahu
|
Allah | - |
| 4 |
lecealekum
|
hepinizi yapardı | جعل |
| 5 |
ummeten
|
ümmet | امم |
| 6 |
vahideten
|
bir tek | وحد |
| 7 |
velakin
|
fakat | - |
| 8 |
yudillu
|
şaşırtır | ضلل |
| 9 |
men
|
kimseyi | - |
| 10 |
yeşa'u
|
dilediği | شيا |
| 11 |
ve yehdi
|
ve doğru yola iletir | هدي |
| 12 |
men
|
kimseyi | - |
| 13 |
yeşa'u
|
dilediği | شيا |
| 14 |
veletuselunne
|
ve siz mutlaka sorulacaksınız | سال |
| 15 |
amma
|
şeylerden | - |
| 16 |
kuntum
|
olduğunuz | كون |
| 17 |
tea'melune
|
yapıyor(lar) | عمل |