Söz verdiğiniz zaman, verdiğiniz sözü Allah için tutun. Allah'ı kendinize kefil kılarak, pekiştirdikten sonra yeminlerinizi bozmayın. Allah ne yaptığınızı bilir.
وَأَوْفُوا۟
tam yerine getirin
بِعَهْدِ
ahdini
ٱللَّهِ
Allah'ın
إِذَا
zaman
عَـٰهَدتُّمْ
andlaşma yaptığınız
وَلَا
ve asla
تَنقُضُوا۟
bozmayın
ٱلْأَيْمَـٰنَ
yeminleri
بَعْدَ
sonra
تَوْكِيدِهَا
pekiştirdikten
وَقَدْ
çünkü
جَعَلْتُمُ
yaptınız
ٱللَّهَ
Allah'ı
عَلَيْكُمْ
üzerinize
كَفِيلًا ۚ
kefil (şahid)
إِنَّ
şüphesiz
ٱللَّهَ
Allah
يَعْلَمُ
bilir
مَا
şeyleri
تَفْعَلُونَ
yaptıklarınız
Ve evfu bi ahdillahi iza ahedtum ve la tenkudul eymane ba'de tevkidiha ve kad cealtumullahe aleykum kefila, innallahe ya'lemu ma tef'alun.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve evfu
|
tam yerine getirin | وفي |
| 2 |
biahdi
|
ahdini | عهد |
| 3 |
llahi
|
Allah'ın | - |
| 4 |
iza
|
zaman | - |
| 5 |
aahedtum
|
andlaşma yaptığınız | عهد |
| 6 |
ve la
|
ve asla | - |
| 7 |
tenkudu
|
bozmayın | نقض |
| 8 |
l-eymane
|
yeminleri | يمن |
| 9 |
bea'de
|
sonra | بعد |
| 10 |
tevkidiha
|
pekiştirdikten | وكد |
| 11 |
vekad
|
çünkü | - |
| 12 |
cealtumu
|
yaptınız | جعل |
| 13 |
llahe
|
Allah'ı | - |
| 14 |
aleykum
|
üzerinize | - |
| 15 |
kefilen
|
kefil (şahid) | كفل |
| 16 |
inne
|
şüphesiz | - |
| 17 |
llahe
|
Allah | - |
| 18 |
yea'lemu
|
bilir | علم |
| 19 |
ma
|
şeyleri | - |
| 20 |
tef'alune
|
yaptıklarınız | فعل |