Allah, hiçbir şeye gücü yetmeyen ve başkasının malı olmuş bir abd[1] ile tarafımızdan kendisine iyi bir rızık verip de ondan gizli ve açık olarak yardımda bulunan bir kimseyi örnek verir. Bunlar, hiç bir olurlar mı? Hamd, Allah'a mahsustur. Ne var ki onların çoğu bilmezler.
ضَرَبَ
misal verir
ٱللَّهُ
Allah
مَثَلًا
misaliyle
عَبْدًا
bir köle
مَّمْلُوكًا
başkasının malı olan
لَّا
يَقْدِرُ
gücü yetmeyen
عَلَىٰ
شَىْءٍ
hiçbir şeye
وَمَن
ve kimseyi
رَّزَقْنَـٰهُ
rızıklandırdığımız
مِنَّا
katımızdan
رِزْقًا
rızık ile
حَسَنًا
güzel
فَهُوَ
ki o
يُنفِقُ
infak eder
مِنْهُ
ondan
سِرًّا
gizli
وَجَهْرًا ۖ
ve açık
هَلْ
olurlar mı?
يَسْتَوُنَ ۚ
bunlar eşit
ٱلْحَمْدُ
Hamd
لِلَّهِ ۚ
Allah'adır
بَلْ
fakat
أَكْثَرُهُمْ
çokları
لَا
يَعْلَمُونَ
bilmezler
Daraballahu meselen abden memluken la yakdiru ala şey'in ve men razaknahu minna rızkan hasenen fe huve yunfiku minhu sırren ve cehra, hel yestevun, elhamdulillah, bel ekseruhum la ya'lemun.
Özgürlüğü elinden alınmış güç/antlaşma yolu ile sahip olunan kimse. Köle.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
derabe
|
misal verir | ضرب |
| 2 |
llahu
|
Allah | - |
| 3 |
meselen
|
misaliyle | مثل |
| 4 |
abden
|
bir köle | عبد |
| 5 |
memluken
|
başkasının malı olan | ملك |
| 6 |
la
|
- | |
| 7 |
yekdiru
|
gücü yetmeyen | قدر |
| 8 |
ala
|
- | |
| 9 |
şey'in
|
hiçbir şeye | شيا |
| 10 |
ve men
|
ve kimseyi | - |
| 11 |
razeknahu
|
rızıklandırdığımız | رزق |
| 12 |
minna
|
katımızdan | - |
| 13 |
rizkan
|
rızık ile | رزق |
| 14 |
hasenen
|
güzel | حسن |
| 15 |
fehuve
|
ki o | - |
| 16 |
yunfiku
|
infak eder | نفق |
| 17 |
minhu
|
ondan | - |
| 18 |
sirran
|
gizli | سرر |
| 19 |
ve cehran
|
ve açık | جهر |
| 20 |
hel
|
olurlar mı? | - |
| 21 |
yestevune
|
bunlar eşit | سوي |
| 22 |
l-hamdu
|
Hamd | حمد |
| 23 |
lillahi
|
Allah'adır | - |
| 24 |
bel
|
fakat | - |
| 25 |
ekseruhum
|
çokları | كثر |
| 26 |
la
|
- | |
| 27 |
yea'lemune
|
bilmezler | علم |