O halde sabret. Kuşkusuz Allah'ın yaptığı uyarı gerçektir. Onlara yaptığımız uyarılardan bir kısmını sana göstersek de göstermeden seni vefat ettirsek de sonunda onlar yalnızca Bize döndürüleceklerdir.
فَٱصْبِرْ
artık sabret
إِنَّ
şüphesiz
وَعْدَ
va'di (sözü)
ٱللَّهِ
Allah'ın
حَقٌّ ۚ
gerçektir
فَإِمَّا
ya
نُرِيَنَّكَ
sana gösteririz
بَعْضَ
bir kısmını
ٱلَّذِى
şeylerin
نَعِدُهُمْ
onları tehdidettiğimiz
أَوْ
yahut
نَتَوَفَّيَنَّكَ
seni vefat ettiririz
فَإِلَيْنَا
sonunda bize
يُرْجَعُونَ
döndürüleceklerdir
Fasbir inne va'dallahi hakk, fe imma nuriyenneke ba'dallezi neıduhum ev neteveffeyenneke fe ileyna yurceun.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
fesbir
|
artık sabret | صبر |
| 2 |
inne
|
şüphesiz | - |
| 3 |
vea'de
|
va'di (sözü) | وعد |
| 4 |
llahi
|
Allah'ın | - |
| 5 |
hakkun
|
gerçektir | حقق |
| 6 |
fe imma
|
ya | - |
| 7 |
nuriyenneke
|
sana gösteririz | راي |
| 8 |
bea'de
|
bir kısmını | بعض |
| 9 |
llezi
|
şeylerin | - |
| 10 |
neiduhum
|
onları tehdidettiğimiz | وعد |
| 11 |
ev
|
yahut | - |
| 12 |
neteveffeyenneke
|
seni vefat ettiririz | وفي |
| 13 |
feileyna
|
sonunda bize | - |
| 14 |
yurceune
|
döndürüleceklerdir | رجع |