Onlardan önce Nuh halkı ve onlardan sonraki topluluklar da yalanladılar. Her ümmet, kendi Resullerini yalanlamaya yöneldi. Hakk'ı, Batıl'la yok etmek için mücadele ettiler. Ben de onları yakalayıverdim. Akabinde cezalandırmam nasılmış gördüler!
كَذَّبَتْ
yalanladı
قَبْلَهُمْ
onlardan önce
قَوْمُ
kavmi
نُوحٍ
Nuh
وَٱلْأَحْزَابُ
ve kollar
مِن
بَعْدِهِمْ ۖ
onlardan sonraki
وَهَمَّتْ
ve yeltendi
كُلُّ
her
أُمَّةٍ
millet
بِرَسُولِهِمْ
elçisini
لِيَأْخُذُوهُ ۖ
yakalamağa
وَجَـٰدَلُوا۟
ve tartıştılar
بِٱلْبَـٰطِلِ
boş şeyler ileri sürerek
لِيُدْحِضُوا۟
gidermek için
بِهِ
onunla
ٱلْحَقَّ
hakkı
فَأَخَذْتُهُمْ ۖ
bu yüzden onları yakaladım
فَكَيْفَ
nasıl
كَانَ
oldu
عِقَابِ
azabım
Kezzebet kablehum kavmu nuhın vel ahzabu min ba'dıhım ve hemmet kullu ummetin bi resulihim li ye'huzuhu ve cadelu bil batılı li yudhıdu bihil hakka fe ehaztuhum, fe keyfe kane ıkab.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
kezzebet
|
yalanladı | كذب |
| 2 |
kablehum
|
onlardan önce | قبل |
| 3 |
kavmu
|
kavmi | قوم |
| 4 |
nuhin
|
Nuh | - |
| 5 |
vel'ehzabu
|
ve kollar | حزب |
| 6 |
min
|
- | |
| 7 |
bea'dihim
|
onlardan sonraki | بعد |
| 8 |
ve hemmet
|
ve yeltendi | همم |
| 9 |
kullu
|
her | كلل |
| 10 |
ummetin
|
millet | امم |
| 11 |
birasulihim
|
elçisini | رسل |
| 12 |
liye'huzuhu
|
yakalamağa | اخذ |
| 13 |
ve cadelu
|
ve tartıştılar | جدل |
| 14 |
bil-batili
|
boş şeyler ileri sürerek | بطل |
| 15 |
liyudhidu
|
gidermek için | دحض |
| 16 |
bihi
|
onunla | - |
| 17 |
l-hakka
|
hakkı | حقق |
| 18 |
feehaztuhum
|
bu yüzden onları yakaladım | اخذ |
| 19 |
fekeyfe
|
nasıl | كيف |
| 20 |
kane
|
oldu | كون |
| 21 |
ikabi
|
azabım | عقب |