O kimseler, kendilerine görevli kılınmış, yetki verilmiş bir kimse gelmediği halde, Allah'ın ayetleri hakkında tartışırlar. Bu da Allah'ın yanında da insanların yanında da büyük bir kızgınlığa neden olur. İşte böyle! Allah, her büyüklük taslayanın kalbini mühürler.
ٱلَّذِينَ
onlar ki
يُجَـٰدِلُونَ
tartışırlar
فِىٓ
hakkında
ءَايَـٰتِ
ayetleri
ٱللَّهِ
Allah'ın
بِغَيْرِ
olmadan
سُلْطَـٰنٍ
bir delil
أَتَىٰهُمْ ۖ
kendilerine gelmiş
كَبُرَ
ne büyük
مَقْتًا
bir kızgınlıktır
عِندَ
yanında
ٱللَّهِ
Allah
وَعِندَ
ve yanında
ٱلَّذِينَ
kimseler
ءَامَنُوا۟ ۚ
inanan(lar)
كَذَٰلِكَ
işte böyle
يَطْبَعُ
mühürler
ٱللَّهُ
Allah
عَلَىٰ
üzerini
كُلِّ
her
قَلْبِ
kalbi
مُتَكَبِّرٍ
kibirli
جَبَّارٍ
zorbanın
Ellezine yucadilune fi ayatillahi bi gayri sultanin etahum, kebure makten indallahi ve indellezine amenu, kezalike yatbaullahu ala kulli kalbi mutekebbirin cebbar.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ellezine
|
onlar ki | - |
| 2 |
yucadilune
|
tartışırlar | جدل |
| 3 |
fi
|
hakkında | - |
| 4 |
ayati
|
ayetleri | ايي |
| 5 |
llahi
|
Allah'ın | - |
| 6 |
bigayri
|
olmadan | غير |
| 7 |
sultanin
|
bir delil | سلط |
| 8 |
etahum
|
kendilerine gelmiş | اتي |
| 9 |
kebura
|
ne büyük | كبر |
| 10 |
mekten
|
bir kızgınlıktır | مقت |
| 11 |
inde
|
yanında | عند |
| 12 |
llahi
|
Allah | - |
| 13 |
ve inde
|
ve yanında | عند |
| 14 |
ellezine
|
kimseler | - |
| 15 |
amenu
|
inanan(lar) | امن |
| 16 |
kezalike
|
işte böyle | - |
| 17 |
yetbeu
|
mühürler | تبع |
| 18 |
llahu
|
Allah | - |
| 19 |
ala
|
üzerini | - |
| 20 |
kulli
|
her | كلل |
| 21 |
kalbi
|
kalbi | قلب |
| 22 |
mutekebbirin
|
kibirli | كبر |
| 23 |
cebbarin
|
zorbanın | جبر |