Neredeyse öfkesinden çatlayacak gibi olur. Oraya her grup atıldığında, onun bekçileri onlara: "Size uyarıcı gelmedi mi?" diye sorar.
تَكَادُ
neredeyse
تَمَيَّزُ
çatlayacak
مِنَ
-den
ٱلْغَيْظِ ۖ
öfke-
كُلَّمَآ
her biri
أُلْقِىَ
atıldıkça
فِيهَا
onun içine
فَوْجٌ
topluluk
سَأَلَهُمْ
onlara sordu(lar)
خَزَنَتُهَآ
onun bekçileri
أَلَمْ
يَأْتِكُمْ
size gelmedi mi?
نَذِيرٌ
bir uyarıcı
Tekadu temeyyezu minel gayz, kullema ulkıye fiha fevcun seelehum hazenetuha e lem ye'tikum nezir.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
tekadu
|
neredeyse | كود |
| 2 |
temeyyezu
|
çatlayacak | ميز |
| 3 |
mine
|
-den | - |
| 4 |
l-gayzi
|
öfke- | غيظ |
| 5 |
kullema
|
her biri | كلل |
| 6 |
ulkiye
|
atıldıkça | لقي |
| 7 |
fiha
|
onun içine | - |
| 8 |
fevcun
|
topluluk | فوج |
| 9 |
seelehum
|
onlara sordu(lar) | سال |
| 10 |
hazenetuha
|
onun bekçileri | خزن |
| 11 |
elem
|
- | |
| 12 |
ye'tikum
|
size gelmedi mi? | اتي |
| 13 |
nezirun
|
bir uyarıcı | نذر |