Kim bulamazsa,[1] ilişkiye girmeden önce, aralıksız olarak iki ay oruç tutmalıdır. Oruç tutmaya gücü yetmeyenler, altmış yoksulu doyurmalıdır. Allah'a ve Resul'üne iman etmenizin gereği olarak böyle yapın. Bunlar, Allah'ın sınırlarıdır. Kafirler için çok acıklı bir azap vardır.
فَمَن
kimse
لَّمْ
يَجِدْ
imkan bulamayan
فَصِيَامُ
savm etsin
شَهْرَيْنِ
iki ay
مُتَتَابِعَيْنِ
aralıksız olarak
مِن
قَبْلِ
önce
أَن
يَتَمَآسَّا ۖ
temaslarından
فَمَن
kimse
لَّمْ
يَسْتَطِعْ
(buna) gücü yetmeyen
فَإِطْعَامُ
doyurmalıdır
سِتِّينَ
altmış
مِسْكِينًا ۚ
fakiri
ذَٰلِكَ
bunlar
لِتُؤْمِنُوا۟
inanmanız içindir
بِٱللَّهِ
Allah'a
وَرَسُولِهِ ۚ
ve Elçisine
وَتِلْكَ
ve bunlar
حُدُودُ
sınırlarıdır
ٱللَّهِ ۗ
Allah'ın
وَلِلْكَـٰفِرِينَ
ve kafirler için vardır
عَذَابٌ
bir azab
أَلِيمٌ
acıklı
Fe men lem yecid fe siyamu şehreyni mutetabiayni min kabli en yetemassa, fe men lem yestetı' fe ıt'amu sittine miskina, zalike li tu'minu billahi ve resulih, ve tilke hududullah, ve lil kafirine azabun elim.
Özgürlüğüne kavuşmak isteyen bir köleyi özgür bırakmaya gücü olmayanlar.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
femen
|
kimse | - |
| 2 |
lem
|
- | |
| 3 |
yecid
|
imkan bulamayan | وجد |
| 4 |
fesiyamu
|
savm etsin | صوم |
| 5 |
şehrayni
|
iki ay | شهر |
| 6 |
mutetabiayni
|
aralıksız olarak | تبع |
| 7 |
min
|
- | |
| 8 |
kabli
|
önce | قبل |
| 9 |
en
|
- | |
| 10 |
yetemassa
|
temaslarından | مسس |
| 11 |
femen
|
kimse | - |
| 12 |
lem
|
- | |
| 13 |
yestetia'
|
(buna) gücü yetmeyen | طوع |
| 14 |
feit'aamu
|
doyurmalıdır | طعم |
| 15 |
sittine
|
altmış | ستت |
| 16 |
miskinen
|
fakiri | سكن |
| 17 |
zalike
|
bunlar | - |
| 18 |
litu'minu
|
inanmanız içindir | امن |
| 19 |
billahi
|
Allah'a | - |
| 20 |
ve rasulihi
|
ve Elçisine | رسل |
| 21 |
ve tilke
|
ve bunlar | - |
| 22 |
hududu
|
sınırlarıdır | حدد |
| 23 |
llahi
|
Allah'ın | - |
| 24 |
velilkafirine
|
ve kafirler için vardır | كفر |
| 25 |
azabun
|
bir azab | عذب |
| 26 |
elimun
|
acıklı | الم |