O gün Allah, onların tamamını yeniden diriltecek. O zaman, size yemin ettikleri gibi O'na da yemin edecekler. Böylece bir şey elde edeceklerini sanacaklar. Dikkat edin! Onlar, kesinlikle yalancıdırlar.
يَوْمَ
(o) gün
يَبْعَثُهُمُ
tekrar diriltir
ٱللَّهُ
Allah
جَمِيعًا
onların hepsini
فَيَحْلِفُونَ
sonra yemin ederler
لَهُ
O'na da
كَمَا
gibi
يَحْلِفُونَ
yemin ettikleri
لَكُمْ ۖ
size
وَيَحْسَبُونَ
ve sanırlar
أَنَّهُمْ
kendilerini
عَلَىٰ
üzerinde
شَىْءٍ ۚ
bir şey
أَلَآ
iyi bilin ki
إِنَّهُمْ
elbette onlar
هُمُ
onlar
ٱلْكَـٰذِبُونَ
yalancılardır
Yevme yeb'asuhumullahu cemian fe yahlifune lehu kema yahlifune lekum ve yahsebune ennehum ala şey'in, e la innehum humul kazibun.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
yevme
|
(o) gün | يوم |
| 2 |
yeb'asuhumu
|
tekrar diriltir | بعث |
| 3 |
llahu
|
Allah | - |
| 4 |
cemian
|
onların hepsini | جمع |
| 5 |
feyehlifune
|
sonra yemin ederler | حلف |
| 6 |
lehu
|
O'na da | - |
| 7 |
kema
|
gibi | - |
| 8 |
yehlifune
|
yemin ettikleri | حلف |
| 9 |
lekum
|
size | - |
| 10 |
ve yehsebune
|
ve sanırlar | حسب |
| 11 |
ennehum
|
kendilerini | - |
| 12 |
ala
|
üzerinde | - |
| 13 |
şey'in
|
bir şey | شيا |
| 14 |
ela
|
iyi bilin ki | - |
| 15 |
innehum
|
elbette onlar | - |
| 16 |
humu
|
onlar | - |
| 17 |
l-kazibune
|
yalancılardır | كذب |