يَـٰبُنَىَّ
yavrum
أَقِمِ
ayakta tut
ٱلصَّلَوٰةَ
salatı
وَأْمُرْ
ve emret
بِٱلْمَعْرُوفِ
iyiliği
وَٱنْهَ
ve vazgeçir
عَنِ
-ten
ٱلْمُنكَرِ
kötülük-
وَٱصْبِرْ
ve sabret
عَلَىٰ
başına
مَآ
ne
أَصَابَكَ ۖ
geldiyse
إِنَّ
çünkü
ذَٰلِكَ
bunlar
مِنْ
عَزْمِ
yapılması gereken
ٱلْأُمُورِ
işlerdendir
Ya buneyye ekımıs salate ve'mur bil ma'rufi venhe anil munkeri vasbir ala ma esabek, inne zalike min azmil umur.
Bkz. 30:31. ayetin 2. dipnotu.
Kelimesi kelimesine, "Emr-i b'il-ma'ruf nehy-i ani'l munker." Bu terkip, İyiliği yap ve telkin et, kötülükten sakındır ve engel ol demektir." Ma'ruf: İyi, doğru, yararlı, güzel olan, toplumsal değer yargılarına göre ve toplumsal uzlaşı ile doğru olduğu kabul edilen ve Vahye uygun olan demektir. Munker ise; kötü, eğri, zararlı, çirkin olan şey demektir. "Emr" fiilinin asıl anlamı iş yapmaktır. Bu anlam bağlamında ayetteki "Emr-i b'il-ma'ruf terkibine "iyiliği emret" şeklinde anlam verilmesi doğru değildir. Bu terkip: İyi olan şeyleri yapmayı kendine iş edin, ahlak edin; kötü olan şeylerden uzak dur, kötülüklerden sakın; kötülüklerden uzak durmayı ve iyi olan şeyleri yapmayı ilke edin; iyiliğin yaygınlaşması ve kötülüğün önlenmesi için çaba göster demektir.
Dayan, diren, yılgınlığa düşme.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ya buneyye
|
yavrum | بني |
| 2 |
ekimi
|
ayakta tut | قوم |
| 3 |
s-salate
|
salatı | صلو |
| 4 |
ve'mur
|
ve emret | امر |
| 5 |
bil-mea'rufi
|
iyiliği | عرف |
| 6 |
venhe
|
ve vazgeçir | نهي |
| 7 |
ani
|
-ten | - |
| 8 |
l-munkeri
|
kötülük- | نكر |
| 9 |
vesbir
|
ve sabret | صبر |
| 10 |
ala
|
başına | - |
| 11 |
ma
|
ne | - |
| 12 |
esabeke
|
geldiyse | صوب |
| 13 |
inne
|
çünkü | - |
| 14 |
zalike
|
bunlar | - |
| 15 |
min
|
- | |
| 16 |
azmi
|
yapılması gereken | عظم |
| 17 |
l-umuri
|
işlerdendir | امر |