Ant olsun ki önceki nesilleri yok ettikten sonra; Musa'ya, öğüt alırlar diye, basiretler,[1] doğru yolu gösteren ve rahmet olarak Kitap'ı verdik.
وَلَقَدْ
ve andolsun
ءَاتَيْنَا
biz verdik
مُوسَى
Musa'ya
ٱلْكِتَـٰبَ
Kitabı
مِن
بَعْدِ
sonra
مَآ
أَهْلَكْنَا
helak ettikten
ٱلْقُرُونَ
nesilleri
ٱلْأُولَىٰ
ilk
بَصَآئِرَ
bir aydınlanma olan
لِلنَّاسِ
insanlar için
وَهُدًى
ve hidayet olan
وَرَحْمَةً
ve rahmet olan
لَّعَلَّهُمْ
belki onlar
يَتَذَكَّرُونَ
düşünür öğüt alırlar
Ve lekad ateyna musel kitabe min ba'di ma ehleknel kurunel ula besaire lin nasi ve huden ve rahmeten leallehum yetezekkerun.
Basiret, doğru algılama, doğru idrak etme, gerçeği ve doğruyu görme, kavrama ve anlama yetisi; kavrayış, sezgi ve aydınlanma demektir. Basiret kelimesi, parlayan, parlaklığı ile göz kamaştıran yumuşak taş cinsi demektir. Bu ismi almasının nedeni uzaktan görülmesini sağlayan bir ışık saçmasındandır.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
velekad
|
ve andolsun | - |
| 2 |
ateyna
|
biz verdik | اتي |
| 3 |
musa
|
Musa'ya | - |
| 4 |
l-kitabe
|
Kitabı | كتب |
| 5 |
min
|
- | |
| 6 |
bea'di
|
sonra | بعد |
| 7 |
ma
|
- | |
| 8 |
ehlekna
|
helak ettikten | هلك |
| 9 |
l-kurune
|
nesilleri | قرن |
| 10 |
l-ula
|
ilk | اول |
| 11 |
besaira
|
bir aydınlanma olan | بصر |
| 12 |
linnasi
|
insanlar için | نوس |
| 13 |
ve huden
|
ve hidayet olan | هدي |
| 14 |
ve rahmeten
|
ve rahmet olan | رحم |
| 15 |
leallehum
|
belki onlar | - |
| 16 |
yetezekkerune
|
düşünür öğüt alırlar | ذكر |