Kur'an'ı anlamalarına engel olsun diye, kalplerine[1] perde, kulaklarına bir ağırlık koyduk. Sen, Kur'an'da Rabb'inin tekliğini andığın zaman, nefretle arkalarını dönüp kaçarlar.
وَجَعَلْنَا
ve kılarız (koyarız)
عَلَىٰ
üzerine
قُلُوبِهِمْ
kableri
أَكِنَّةً
kabuklar
أَن
يَفْقَهُوهُ
onu anlamalarına engel olacak
وَفِىٓ
ve
ءَاذَانِهِمْ
kulaklarına
وَقْرًا ۚ
bir ağırlık
وَإِذَا
ve zaman
ذَكَرْتَ
andığın
رَبَّكَ
Rabbini
فِى
ٱلْقُرْءَانِ
Kur'an'da
وَحْدَهُ
birliğini
وَلَّوْا۟
dönüp
عَلَىٰٓ
أَدْبَـٰرِهِمْ
arkalarına
نُفُورًا
kaçarlar
Ve cealna ala kulubihim ekinneten en yefkahuhu ve fi azanihim vakra, ve iza zekerte rabbeke fil kur'ani vahdehu vellev ala edbarihim nufura.
Bkz. 9:125. ayetin dipnotu.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve cealna
|
ve kılarız (koyarız) | جعل |
| 2 |
ala
|
üzerine | - |
| 3 |
kulubihim
|
kableri | قلب |
| 4 |
ekinneten
|
kabuklar | كنن |
| 5 |
en
|
- | |
| 6 |
yefkahuhu
|
onu anlamalarına engel olacak | فقه |
| 7 |
ve fi
|
ve | - |
| 8 |
azanihim
|
kulaklarına | اذن |
| 9 |
vekran
|
bir ağırlık | وقر |
| 10 |
ve iza
|
ve zaman | - |
| 11 |
zekerte
|
andığın | ذكر |
| 12 |
rabbeke
|
Rabbini | ربب |
| 13 |
fi
|
- | |
| 14 |
l-kurani
|
Kur'an'da | قرا |
| 15 |
vehdehu
|
birliğini | وحد |
| 16 |
vellev
|
dönüp | ولي |
| 17 |
ala
|
- | |
| 18 |
edbarihim
|
arkalarına | دبر |
| 19 |
nufuran
|
kaçarlar | نفر |