وَكُلَّ
her
إِنسَـٰنٍ
insanın
أَلْزَمْنَـٰهُ
bağladık
طَـٰٓئِرَهُ
kuşunu (kaderini)
فِى
عُنُقِهِ ۖ
boynuna
وَنُخْرِجُ
ve çıkarırız
لَهُ
onun için
يَوْمَ
günü
ٱلْقِيَـٰمَةِ
kıyamet
كِتَـٰبًا
bir Kitap
يَلْقَىٰهُ
bulacağı
مَنشُورًا
açılmış olarak
Ve kulle insanin elzemnahu tairehu fi unukıh, ve nuhricu lehu yevmel kıyameti kitaben yelkahu menşura.
Cahiliye döneminde insanlar kuş uçurarak bir şeyin kendileri için iyi mi kötü mü olacağına karar veriyorlardı. Ayet, bir benzetme ile kişinin başına ne geleceğini bilmesi için kuşunun hangi yöne gittiğine bakmasına gerek olmadığını, zira herkesin kuşunun kendi boynuna asıldığını söylemektedir. Bu kuş, insanın çalışıp çabalamasından, yaptıklarından başka bir şey değildir.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve kulle
|
her | كلل |
| 2 |
insanin
|
insanın | انس |
| 3 |
elzemnahu
|
bağladık | لزم |
| 4 |
tairahu
|
kuşunu (kaderini) | طير |
| 5 |
fi
|
- | |
| 6 |
unukihi
|
boynuna | عنق |
| 7 |
ve nuhricu
|
ve çıkarırız | خرج |
| 8 |
lehu
|
onun için | - |
| 9 |
yevme
|
günü | يوم |
| 10 |
l-kiyameti
|
kıyamet | قوم |
| 11 |
kitaben
|
bir Kitap | كتب |
| 12 |
yelkahu
|
bulacağı | لقي |
| 13 |
menşuran
|
açılmış olarak | نشر |