Ve göndermedik bir resulden ancak diliyle kavminin onun belirginleştirsin diye onlara başıboş bırakır Allah kim dilerse ve hidayet eder kim dilerse ve O Üstündür O Egemendir
وَمَآ
ve
أَرْسَلْنَا
biz göndermedik
مِن
her
رَّسُولٍ
elçiyi
إِلَّا
başka
بِلِسَانِ
dilinden
قَوْمِهِ
kendi kavminin
لِيُبَيِّنَ
açıklasın diye
لَهُمْ ۖ
olara
فَيُضِلُّ
şaşırtır
ٱللَّهُ
Allah
مَن
kimseyi
يَشَآءُ
dilediğin
وَيَهْدِى
ve yola iletir
مَن
kimseyi
يَشَآءُ ۚ
dilediği
وَهُوَ
ve O
ٱلْعَزِيزُ
azizdir
ٱلْحَكِيمُ
hüküm ve hikmet sahibidir
Ve ma erselna min resulin illa bi lisani kavmihi li yubeyyine lehum, fe yudillullahu men yeşau ve yehdi men yeşa', ve huvel azizul hakim.
Kelimesi kelimesine, dilediğini. "Dilediğini demek: Hak edeni demektir; Allah, sapkınlığı gerektiren şeyleri yapanı saptırır; doğru yola iletilmeyi gerektiren şeyleri yapanı da doğru yola iletir, demektir. Allah, "dilediğimi" demekle, "kimin neyi hak ettiğine en doğru kararı Ben veririm," demeyi kastetmektedir. Zira burada Allah'ın "dilemesi" insanın "dilemesine", "insanın seçimine" bağlı olarak gerçekleşmektedir. Dilemek anlamına gelen "Şae" kelimesinin ayetteki anlamı; "gayret göstereni, bir şey yapmak isteyeni" yani "bir şeyi dileyeni" anlamındadır. Seçim insana aittir ve belirleyici olan insanın "dilemesi"dir 10:108; 76:3).
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve ma
|
ve | - |
| 2 |
erselna
|
biz göndermedik | رسل |
| 3 |
min
|
her | - |
| 4 |
rasulin
|
elçiyi | رسل |
| 5 |
illa
|
başka | - |
| 6 |
bilisani
|
dilinden | لسن |
| 7 |
kavmihi
|
kendi kavminin | قوم |
| 8 |
liyubeyyine
|
açıklasın diye | بين |
| 9 |
lehum
|
olara | - |
| 10 |
feyudillu
|
şaşırtır | ضلل |
| 11 |
llahu
|
Allah | - |
| 12 |
men
|
kimseyi | - |
| 13 |
yeşa'u
|
dilediğin | شيا |
| 14 |
ve yehdi
|
ve yola iletir | هدي |
| 15 |
men
|
kimseyi | - |
| 16 |
yeşa'u
|
dilediği | شيا |
| 17 |
ve huve
|
ve O | - |
| 18 |
l-azizu
|
azizdir | عزز |
| 19 |
l-hakimu
|
hüküm ve hikmet sahibidir | حكم |