Buyruğumuz gerçekleşince, Hud'u ve beraberindeki İman Edenleri Bizden bir rahmetle kurtardık. Onları şiddeti çok ağır bir azaptan kurtardık.
وَلَمَّا
ve ne zaman ki
جَآءَ
gelince
أَمْرُنَا
emrimiz
نَجَّيْنَا
kurtardık
هُودًا
Hud'u
وَٱلَّذِينَ
ve kimseleri
ءَامَنُوا۟
iman eden(leri)
مَعَهُ
beraberindeki
بِرَحْمَةٍ
bir rahmetle
مِّنَّا
bizden
وَنَجَّيْنَـٰهُم
ve onları koruduk
مِّنْ
عَذَابٍ
bir azaptan
غَلِيظٍ
kaskatı
Ve lemma cae emruna necceyna huden vellezine amenu meahu bi rahmetin minna, ve necceynahum min azabin galiz.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
velemma
|
ve ne zaman ki | - |
| 2 |
ca'e
|
gelince | جيا |
| 3 |
emruna
|
emrimiz | امر |
| 4 |
necceyna
|
kurtardık | نجو |
| 5 |
huden
|
Hud'u | هود |
| 6 |
vellezine
|
ve kimseleri | - |
| 7 |
amenu
|
iman eden(leri) | امن |
| 8 |
meahu
|
beraberindeki | - |
| 9 |
birahmetin
|
bir rahmetle | رحم |
| 10 |
minna
|
bizden | - |
| 11 |
ve necceynahum
|
ve onları koruduk | نجو |
| 12 |
min
|
- | |
| 13 |
azabin
|
bir azaptan | عذب |
| 14 |
galizin
|
kaskatı | غلظ |