Kuşkusuz doğrulayıcı erkekler ve doğrulayıcı kadınlar ve ödünç verdiler Allah'a iyi bir ödünç katlanarak onlara geri ödenir ve onların ödülü şereflidir
إِنَّ
şüphesiz
ٱلْمُصَّدِّقِينَ
sadaka veren erkekler
وَٱلْمُصَّدِّقَـٰتِ
ve sadaka veren kadınlar
وَأَقْرَضُوا۟
ve borç verenler
ٱللَّهَ
Allah'a
قَرْضًا
bir borçla
حَسَنًا
güzel
يُضَـٰعَفُ
kat kat yapılır
لَهُمْ
onlara
وَلَهُمْ
ve onlar için vardır
أَجْرٌ
bir mükafat
كَرِيمٌ
değerli
İnnel mussaddikine vel mussaddikati ve akradullahe kardan hasenen yudaafu lehum ve lehum ecrun kerim.
Hak gözetirlik; sahip olduğumuz mal üzerinde başkasının hakkını gözetmek. Yardım etmek. Sadaka, başkalarının sahip olduğumuz mal üzerindeki hakkıdır. Sadaka, malın şükrüdür. Allah'ın bize verdiklerine şükretmek, sözle değil, sadaka vermekle olur. Sadaka vermek farzdır (Bkz.9:60). Maldan çıkarılan, verilen şey demektir.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
inne
|
şüphesiz | - |
| 2 |
l-mussaddikine
|
sadaka veren erkekler | صدق |
| 3 |
velmussaddikati
|
ve sadaka veren kadınlar | صدق |
| 4 |
ve ekradu
|
ve borç verenler | قرض |
| 5 |
llahe
|
Allah'a | - |
| 6 |
kardan
|
bir borçla | قرض |
| 7 |
hasenen
|
güzel | حسن |
| 8 |
yudaafu
|
kat kat yapılır | ضعف |
| 9 |
lehum
|
onlara | - |
| 10 |
velehum
|
ve onlar için vardır | - |
| 11 |
ecrun
|
bir mükafat | اجر |
| 12 |
kerimun
|
değerli | كرم |