o gün görürsün o güvenenleri ve güvenen dişileri nurları arası ellerinin ve sağlarında müjdenizdir bugün cennetler akar altından nehirler kalıcıdırlar içinde işte böyledir odur o kazanma büyüktür
يَوْمَ
o gün
تَرَى
görürsün
ٱلْمُؤْمِنِينَ
inanan erkekleri
وَٱلْمُؤْمِنَـٰتِ
ve inanan kadınları
يَسْعَىٰ
koşar durumda
نُورُهُم
ışıkları
بَيْنَ
önlerinde
أَيْدِيهِمْ
önlerinde
وَبِأَيْمَـٰنِهِم
ve sağlarında
بُشْرَىٰكُمُ
müjdeniz
ٱلْيَوْمَ
bugün
جَنَّـٰتٌ
cennetlerdir
تَجْرِى
akan
مِن
تَحْتِهَا
altlarından
ٱلْأَنْهَـٰرُ
ırmaklar
خَـٰلِدِينَ
ebedi kalacağınız
فِيهَا ۚ
içinde
ذَٰلِكَ
işte budur
هُوَ
o
ٱلْفَوْزُ
başarı
ٱلْعَظِيمُ
büyük
Yevme terel mu'minine vel mu'minati yes'a nuruhum beyne eydihim ve bi eymanihim buşrakumul yevme cennatun tecri min tahtihel enharu halidine fih, zalike huvel fevzul azim.
Aydınlık, ışık. Gidecekleri yönü belirleyen aydınlık. Dünyada "iman eden ve salihatı yapanlar" olmaları, bu yaptıkları bir ışık olarak ahirette önlerini aydınlatacaktır.
"Sağ; deyim olarak, bereketli, yüksek mertebe, seçkin, uğurlu, güç ve şeref" anlamına gelmektedir.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
yevme
|
o gün | يوم |
| 2 |
tera
|
görürsün | راي |
| 3 |
l-mu'minine
|
inanan erkekleri | امن |
| 4 |
velmu'minati
|
ve inanan kadınları | امن |
| 5 |
yes'aa
|
koşar durumda | سعي |
| 6 |
nuruhum
|
ışıkları | نور |
| 7 |
beyne
|
önlerinde | بين |
| 8 |
eydihim
|
önlerinde | يدي |
| 9 |
ve bieymanihim
|
ve sağlarında | يمن |
| 10 |
buşrakumu
|
müjdeniz | بشر |
| 11 |
l-yevme
|
bugün | يوم |
| 12 |
cennatun
|
cennetlerdir | جنن |
| 13 |
tecri
|
akan | جري |
| 14 |
min
|
- | |
| 15 |
tehtiha
|
altlarından | تحت |
| 16 |
l-enharu
|
ırmaklar | نهر |
| 17 |
halidine
|
ebedi kalacağınız | خلد |
| 18 |
fiha
|
içinde | - |
| 19 |
zalike
|
işte budur | - |
| 20 |
huve
|
o | - |
| 21 |
l-fevzu
|
başarı | فوز |
| 22 |
l-azimu
|
büyük | عظم |