Rabb'inin gölgeyi nasıl uzattığını görmez misin? Dileseydi onu sabit kılardı. Sonra da Güneş'i ona[1] yol gösterici yaptık.
أَلَمْ
تَرَ
görmedin mi?
إِلَىٰ
رَبِّكَ
Rabbini
كَيْفَ
nasıl?
مَدَّ
uzattı
ٱلظِّلَّ
gölgeyi
وَلَوْ
ve şayet
شَآءَ
dileseydi
لَجَعَلَهُ
onu yapardı
سَاكِنًا
durgun
ثُمَّ
sonra
جَعَلْنَا
kıldık
ٱلشَّمْسَ
güneşi
عَلَيْهِ
ona
دَلِيلًا
bir delil
E lem tere ila rabbike keyfe meddez zıll, ve lev şae le cealehu sakina, summe cealneş şemse aleyhi delila.
Gölgeye.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
elem
|
- | |
| 2 |
tera
|
görmedin mi? | راي |
| 3 |
ila
|
- | |
| 4 |
rabbike
|
Rabbini | ربب |
| 5 |
keyfe
|
nasıl? | كيف |
| 6 |
medde
|
uzattı | مدد |
| 7 |
z-zille
|
gölgeyi | ظلل |
| 8 |
velev
|
ve şayet | - |
| 9 |
şa'e
|
dileseydi | شيا |
| 10 |
lecealehu
|
onu yapardı | جعل |
| 11 |
sakinen
|
durgun | سكن |
| 12 |
summe
|
sonra | - |
| 13 |
cealna
|
kıldık | جعل |
| 14 |
ş-şemse
|
güneşi | شمس |
| 15 |
aleyhi
|
ona | - |
| 16 |
delilen
|
bir delil | ضلل |