Onlar ki biat ediyorlar sana muhakkak biatı Allaha ediyorlar destekçisi Allahın onların destekçilerinin üstündedir her kim ihlal ederse muhakkak ki ihlali üzerinedir kendisinin ve kim vefalı olursa olan ahdi üzerine Allah verir ücretin muazzamını
إِنَّ
şüphesiz
ٱلَّذِينَ
kimseler
يُبَايِعُونَكَ
sana bi'at eden(ler)
إِنَّمَا
gerçekte
يُبَايِعُونَ
bi'at etmektedirler
ٱللَّهَ
Allah'a
يَدُ
eli
ٱللَّهِ
Allah'ın
فَوْقَ
üzerindedir
أَيْدِيهِمْ ۚ
onların ellerinin
فَمَن
o halde kim
نَّكَثَ
ahdini bozarsa
فَإِنَّمَا
şüphesiz
يَنكُثُ
bozmuş olur
عَلَىٰ
aleyhine
نَفْسِهِ ۖ
kendi
وَمَنْ
ve kim
أَوْفَىٰ
tutarsa
بِمَا
عَـٰهَدَ
verdiği sözü
عَلَيْهُ
O'na
ٱللَّهَ
Allah
فَسَيُؤْتِيهِ
ona verecektir
أَجْرًا
bir mükafat
عَظِيمًا
büyük
İnnellezine yubayiuneke innema yubayiunallah, yedullahi fevka eydihim, fe men nekese fe innema yenkusu ala nefsih, ve men evfa bi ma ahede aleyhullahe fe se yu'tihi ecren azima.
Bağlılığını bildirmek, birlikte hareket edeceğine, her koşul ve durumda yanında yer alacağına dair söz vermek.
Allah'ın gücü, yardımı.
Onların gücü.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
inne
|
şüphesiz | - |
| 2 |
ellezine
|
kimseler | - |
| 3 |
yubayiuneke
|
sana bi'at eden(ler) | بيع |
| 4 |
innema
|
gerçekte | - |
| 5 |
yubayiune
|
bi'at etmektedirler | بيع |
| 6 |
llahe
|
Allah'a | - |
| 7 |
yedu
|
eli | يدي |
| 8 |
llahi
|
Allah'ın | - |
| 9 |
fevka
|
üzerindedir | فوق |
| 10 |
eydihim
|
onların ellerinin | يدي |
| 11 |
femen
|
o halde kim | - |
| 12 |
nekese
|
ahdini bozarsa | نكث |
| 13 |
feinnema
|
şüphesiz | - |
| 14 |
yenkusu
|
bozmuş olur | نكث |
| 15 |
ala
|
aleyhine | - |
| 16 |
nefsihi
|
kendi | نفس |
| 17 |
ve men
|
ve kim | - |
| 18 |
evfa
|
tutarsa | وفي |
| 19 |
bima
|
- | |
| 20 |
aahede
|
verdiği sözü | عهد |
| 21 |
aleyhu
|
O'na | - |
| 22 |
llahe
|
Allah | - |
| 23 |
feseyu'tihi
|
ona verecektir | اتي |
| 24 |
ecran
|
bir mükafat | اجر |
| 25 |
azimen
|
büyük | عظم |