Sen onların içindeyken,[1] Allah, onlara azap etmez. Onlar, bağışlanma diledikleri sürece de Allah onlara azap edecek değildir.
وَمَا
oysa
كَانَ
değildi
ٱللَّهُ
Allah
لِيُعَذِّبَهُمْ
onlara azab edecek
وَأَنتَ
ve sen
فِيهِمْ ۚ
onların içinde bulundukça
وَمَا
ve
كَانَ
değildi
ٱللَّهُ
Allah
مُعَذِّبَهُمْ
onlara azab edecek
وَهُمْ
ve onlar
يَسْتَغْفِرُونَ
istiğfar ederlerken
Ve ma kanallahu li yuazzibehum ve ente fihim, ve ma kanallahu muazzibehum ve hum yestagfirun.
Senin çağrın devam ederken, sen mücadeleni sürdürürken.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
vema
|
oysa | - |
| 2 |
kane
|
değildi | كون |
| 3 |
llahu
|
Allah | - |
| 4 |
liyuazzibehum
|
onlara azab edecek | عذب |
| 5 |
veente
|
ve sen | - |
| 6 |
fihim
|
onların içinde bulundukça | - |
| 7 |
ve ma
|
ve | - |
| 8 |
kane
|
değildi | كون |
| 9 |
llahu
|
Allah | - |
| 10 |
muazzibehum
|
onlara azab edecek | عذب |
| 11 |
vehum
|
ve onlar | - |
| 12 |
yestegfirune
|
istiğfar ederlerken | غفر |