Biz de onun çağrısına karşılık verdik. Ve derdini yok ettik. Ve katımızdan bir rahmet ve kulluk edenlere bir öğüt olmak üzere, kendisine ehlini[1] ve onlarla birlikte bir mislini daha verdik.
فَٱسْتَجَبْنَا
biz de kabul ettik
لَهُ
onu(n du'asını)
فَكَشَفْنَا
ve kaldırdık
مَا
ne varsa
بِهِ
onun
مِن
ضُرٍّ ۖ
derdi
وَءَاتَيْنَـٰهُ
ve ona verdik
أَهْلَهُ
ailesini
وَمِثْلَهُم
ve bir katını daha
مَّعَهُمْ
onlarla beraber
رَحْمَةً
bir rahmet
مِّنْ
عِندِنَا
tarafımızdan
وَذِكْرَىٰ
ve bir öğüt olarak
لِلْعَـٰبِدِينَ
ibadet edenler için
Festecebna lehu fe keşefna ma bihi min durrin ve ateynahu ehlehu ve mislehum meahum rahmeten min ındina ve zikra lil abidin.
Ailesini, yakınlarını.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
festecebna
|
biz de kabul ettik | جوب |
| 2 |
lehu
|
onu(n du'asını) | - |
| 3 |
fe keşefna
|
ve kaldırdık | كشف |
| 4 |
ma
|
ne varsa | - |
| 5 |
bihi
|
onun | - |
| 6 |
min
|
- | |
| 7 |
durrin
|
derdi | ضرر |
| 8 |
ve ateynahu
|
ve ona verdik | اتي |
| 9 |
ehlehu
|
ailesini | اهل |
| 10 |
ve mislehum
|
ve bir katını daha | مثل |
| 11 |
meahum
|
onlarla beraber | - |
| 12 |
rahmeten
|
bir rahmet | رحم |
| 13 |
min
|
- | |
| 14 |
indina
|
tarafımızdan | عند |
| 15 |
ve zikra
|
ve bir öğüt olarak | ذكر |
| 16 |
lil'aabidine
|
ibadet edenler için | عبد |