Ona; sizi, sizin şiddetinizden koruyacak elbise[1] yapma sanatını öğrettik. Öyleyse şükredenler misiniz?
وَعَلَّمْنَـٰهُ
ve ona öğretmiştik
صَنْعَةَ
yapmayı
لَبُوسٍ
zırh
لَّكُمْ
sizin için
لِتُحْصِنَكُم
sizi korumak için
مِّن
-nden
بَأْسِكُمْ ۖ
savaşın şiddeti-
فَهَلْ
(o halde) misiniz?
أَنتُمْ
siz
شَـٰكِرُونَ
şükredenlerden
Ve allemnahu san'ate lebusin lekum li tuhsınekum min be'sikum, fe hel entum şakirun.
Zırh.