İşte bu, Allah'ın hidayetidir.[1] Kullarından dilediğini bununla hidayet eder. Eğer şirk koşsalardı, yaptıkları boşa giderdi.
ذَٰلِكَ
İşte bu
هُدَى
hidayetidir
ٱللَّهِ
Allah'ın
يَهْدِى
doğru yola iletir
بِهِ
bununla
مَن
يَشَآءُ
dilediğini
مِنْ
-ndan
عِبَادِهِ ۚ
kulları-
وَلَوْ
eğer
أَشْرَكُوا۟
ortak koşsalardı
لَحَبِطَ
boşa giderdi
عَنْهُم
onlar
مَّا
şeyler
كَانُوا۟
oldukları
يَعْمَلُونَ
yaptıkları
Zalike hudallahi yehdi bihi men yeşau min ıbadih, ve lev eşreku le habita anhum ma kanu ya'melun.
Doğru yol göstericisi. Doğru yol, doğru yola iletmek, doğru yolu seçmek, doğru yolda yürümek. Gerçekle buluşmak, gerçeği kavramak. Güzel, yumuşak bir şekilde yol göstermek; işaret etmek şeklinde yol göstermek. Gerçeğe ve doğruya ulaşmak, hakikatle buluşmak.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
zalike
|
İşte bu | - |
| 2 |
huda
|
hidayetidir | هدي |
| 3 |
llahi
|
Allah'ın | - |
| 4 |
yehdi
|
doğru yola iletir | هدي |
| 5 |
bihi
|
bununla | - |
| 6 |
men
|
- | |
| 7 |
yeşa'u
|
dilediğini | شيا |
| 8 |
min
|
-ndan | - |
| 9 |
ibadihi
|
kulları- | عبد |
| 10 |
velev
|
eğer | - |
| 11 |
eşraku
|
ortak koşsalardı | شرك |
| 12 |
lehabita
|
boşa giderdi | حبط |
| 13 |
anhum
|
onlar | - |
| 14 |
ma
|
şeyler | - |
| 15 |
kanu
|
oldukları | كون |
| 16 |
yea'melune
|
yaptıkları | عمل |