Böylece, göklerin ve yerin melekutunu[1] İbrahim'e gösteriyorduk ki kesin iman edenlerden olsun.
وَكَذَٰلِكَ
ve böylece
نُرِىٓ
biz gösteriyorduk
إِبْرَٰهِيمَ
İbrahim'e
مَلَكُوتَ
melekutunu
ٱلسَّمَـٰوَٰتِ
göklerin
وَٱلْأَرْضِ
ve yerin
وَلِيَكُونَ
olsun diye
مِنَ
-dan
ٱلْمُوقِنِينَ
inananlar-
Ve kezalike nuri ibrahime melekutes semavati vel ardı ve li yekune minel mukınin.
Muhteşem düzenini, gerçek yüzünü. Melekut; Mülkiyet, kudret, hükümdarlık, büyüklük anlamlarında gerçek tasarruf gücü demektir.