Dinlerini oyun ve eğlence edinen, dünya hayatının aldattığı kimseleri bırak. Hiç kimsenin kazandığı şeyle bir felaket yaşamaması için Kur'an ile uyar. O kimse için Allah'tan başka ne bir veli[1] ne de bir şefaatçi[2] vardır. O, bütün varlığını fidye olarak verse de ondan kabul edilmez. Onlar, kazandıklarından dolayı mahvolan kimselerdir. Onlar için kaynar sudan bir içecek ve can yakıcı bir azap vardır.
وَذَرِ
ve bırak
ٱلَّذِينَ
kimseleri
ٱتَّخَذُوا۟
yerine koyan(ları)
دِينَهُمْ
dinlerini
لَعِبًا
oyun
وَلَهْوًا
ve eğlence
وَغَرَّتْهُمُ
ve aldattığı kimseleri
ٱلْحَيَوٰةُ
hayatının
ٱلدُّنْيَا ۚ
dünya
وَذَكِّرْ
ve öğüt ver
بِهِٓ
o (Kur'an) ile
أَن
diye
تُبْسَلَ
helake gider
نَفْسٌ
bir kişi
بِمَا
dolayı
كَسَبَتْ
kazandığından
لَيْسَ
olmaz
لَهَا
onun
مِن
دُونِ
başka
ٱللَّهِ
Allah'tan
وَلِىٌّ
ne bir dostu
وَلَا
ne de
شَفِيعٌ
bir yardımcısı
وَإِن
ve eğer
تَعْدِلْ
verse
كُلَّ
her türlü
عَدْلٍ
fidyeyi
لَّا
يُؤْخَذْ
kabul edilmez
مِنْهَآ ۗ
ondan
أُو۟لَـٰٓئِكَ
işte onlar
ٱلَّذِينَ
kimselerdir
أُبْسِلُوا۟
helake uğrayan(lardır)
بِمَا
dolayı
كَسَبُوا۟ ۖ
kazandıklarından
لَهُمْ
onlar için vardır
شَرَابٌ
bir içki
مِّنْ
-dan
حَمِيمٍ
kaynar su-
وَعَذَابٌ
ve bir azab
أَلِيمٌ
acıklı
بِمَا
dolayı
كَانُوا۟
olduklarından
يَكْفُرُونَ
inkar ediyor
Ve zerillezinettehazu dinehum leiben ve lehven ve garrethumul hayatud dunya ve zekkir bihi en tubsele nefsun bima kesebet, leyse leha min dunillahi veliyyun ve la şefi', ve in ta'dil kulle adlin la yu'haz minha, ulaikellezine ubsilu bima kesebu, lehum şarabun min hamimin ve azabun elimun bima kanu yekfurun.
Bkz. 5:51. ayetin 2. dipnotu.
Şefaatin kelime anlamı olarak yardım etmek demektir. Kur'an, Allah'ın yanı sıra başka birilerinin "şefaat" edebileceği anlayış ve inancını kesin ve açık bir şekilde reddetmektedir. Nebiler de dahil hiç kimsenin şefaat etme hakkı yoktur. Kur'an'a göre "şefaat" inancı kesinlikle şirktir (Bkz. 2:48, 123). Şefaatin olduğunu iddia etmek Allah'ın haksızlık yapacağını, torpil yapacağını söylemekle eş anlamlı bir iddiadır. Bu Allah'a atılan büyük bir iftiradır. Yüzlerce ayette, herkese sadece ve sadece yaptıklarının karşılığının verileceğini ve şefaatin olmadığını açıkça söylenmesine rağmen, şefaatin olduğuna inanmak, Allah'ın sözüne itibar etmemektir.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve zeri
|
ve bırak | وذر |
| 2 |
ellezine
|
kimseleri | - |
| 3 |
ttehazu
|
yerine koyan(ları) | اخذ |
| 4 |
dinehum
|
dinlerini | دين |
| 5 |
leiben
|
oyun | لعب |
| 6 |
velehven
|
ve eğlence | لهو |
| 7 |
ve garrathumu
|
ve aldattığı kimseleri | غرر |
| 8 |
l-hayatu
|
hayatının | حيي |
| 9 |
d-dunya
|
dünya | دنو |
| 10 |
vezekkir
|
ve öğüt ver | ذكر |
| 11 |
bihi
|
o (Kur'an) ile | - |
| 12 |
en
|
diye | - |
| 13 |
tubsele
|
helake gider | بسل |
| 14 |
nefsun
|
bir kişi | نفس |
| 15 |
bima
|
dolayı | - |
| 16 |
kesebet
|
kazandığından | كسب |
| 17 |
leyse
|
olmaz | ليس |
| 18 |
leha
|
onun | - |
| 19 |
min
|
- | |
| 20 |
duni
|
başka | دون |
| 21 |
llahi
|
Allah'tan | - |
| 22 |
veliyyun
|
ne bir dostu | ولي |
| 23 |
ve la
|
ne de | - |
| 24 |
şefiun
|
bir yardımcısı | شفع |
| 25 |
ve in
|
ve eğer | - |
| 26 |
tea'dil
|
verse | عدل |
| 27 |
kulle
|
her türlü | كلل |
| 28 |
adlin
|
fidyeyi | عدل |
| 29 |
la
|
- | |
| 30 |
yu'haz
|
kabul edilmez | اخذ |
| 31 |
minha
|
ondan | - |
| 32 |
ulaike
|
işte onlar | - |
| 33 |
ellezine
|
kimselerdir | - |
| 34 |
ubsilu
|
helake uğrayan(lardır) | بسل |
| 35 |
bima
|
dolayı | - |
| 36 |
kesebu
|
kazandıklarından | كسب |
| 37 |
lehum
|
onlar için vardır | - |
| 38 |
şerabun
|
bir içki | شرب |
| 39 |
min
|
-dan | - |
| 40 |
hamimin
|
kaynar su- | حمم |
| 41 |
ve azabun
|
ve bir azab | عذب |
| 42 |
elimun
|
acıklı | الم |
| 43 |
bima
|
dolayı | - |
| 44 |
kanu
|
olduklarından | كون |
| 45 |
yekfurune
|
inkar ediyor | كفر |