"Biz, dinlemek için oturma yerlerine otururduk. Fakat şimdi kim dinlemek isterse, kendisini gözetleyen bir ışın buluyor."
وَأَنَّا
ve elbette biz
كُنَّا
idik
نَقْعُدُ
oturur
مِنْهَا
onun
مَقَـٰعِدَ
oturma yerlerinde
لِلسَّمْعِ ۖ
dinlemeğe mahsus
فَمَن
artık kim
يَسْتَمِعِ
dinlemek istese
ٱلْـَٔانَ
şimdi
يَجِدْ
bulur
لَهُ
kendisini
شِهَابًا
bir ışın
رَّصَدًا
gözetleyen
Ve enna kunna nak'udu minha mekaıde lis sem'i fe men yestemiıl ane yecid lehu şihaben rasada.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve enna
|
ve elbette biz | - |
| 2 |
kunna
|
idik | كون |
| 3 |
nek'udu
|
oturur | قعد |
| 4 |
minha
|
onun | - |
| 5 |
mekaide
|
oturma yerlerinde | قعد |
| 6 |
lissem'i
|
dinlemeğe mahsus | سمع |
| 7 |
femen
|
artık kim | - |
| 8 |
yestemii
|
dinlemek istese | سمع |
| 9 |
l-ane
|
şimdi | - |
| 10 |
yecid
|
bulur | وجد |
| 11 |
lehu
|
kendisini | - |
| 12 |
şihaben
|
bir ışın | شهب |
| 13 |
rasaden
|
gözetleyen | رصد |