"Gerçekten bilmiyoruz. Yeryüzünde olan kimselere kötülük mü istendi yoksa Rabb'leri onlara bir iyilik mi istedi bilmiyoruz."
وَأَنَّا
ve elbette biz
لَا
نَدْرِىٓ
bilmiyoruz
أَشَرٌّ
kötülük mü
أُرِيدَ
istendi
بِمَن
olanlara
فِى
ٱلْأَرْضِ
yeryüzünde
أَمْ
yoksa
أَرَادَ
diledi
بِهِمْ
onları
رَبُّهُمْ
Rabbleri
رَشَدًا
doğruya iletmek (mi?)
Ve enna la nedri eşerrun uride bi men fil ardı em erade bi him rabbuhum reşeda.