Eğer borçlu dardaysa ona ödemede kolaylık sağlayın, eğer alacağınızı bağışlarsanız, bunun sizin için daha hayırlı olduğunu bilin.
وَإِن
eğer (borçlu)
كَانَ
ise
ذُو
(içinde)
عُسْرَةٍ
darlık
فَنَظِرَةٌ
beklemek (lazımdır)
إِلَىٰ
kadar
مَيْسَرَةٍ ۚ
bir kolaylığa
وَأَن
ve eğer
تَصَدَّقُوا۟
sadaka olarak bağışlarsanız
خَيْرٌ
daha hayırlıdır
لَّكُمْ ۖ
sizin için
إِن
eğer
كُنتُمْ
تَعْلَمُونَ
bilirseniz
Ve in kane zu usratin fe naziratun ila meysereh ve en tesaddeku hayrun lekum in kuntum ta'lemun.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve in
|
eğer (borçlu) | - |
| 2 |
kane
|
ise | كون |
| 3 |
zu
|
(içinde) | - |
| 4 |
usratin
|
darlık | عسر |
| 5 |
feneziratun
|
beklemek (lazımdır) | نظر |
| 6 |
ila
|
kadar | - |
| 7 |
meyseratin
|
bir kolaylığa | يسر |
| 8 |
ve en
|
ve eğer | - |
| 9 |
tesaddeku
|
sadaka olarak bağışlarsanız | صدق |
| 10 |
hayrun
|
daha hayırlıdır | خير |
| 11 |
lekum
|
sizin için | - |
| 12 |
in
|
eğer | - |
| 13 |
kuntum
|
كون | |
| 14 |
tea'lemune
|
bilirseniz | علم |