مَّثَلُ
durumu
ٱلَّذِينَ
kimselerin
يُنفِقُونَ
infak edenler(in)
أَمْوَٰلَهُمْ
mallarını
فِى
سَبِيلِ
yolunda
ٱللَّهِ
Allah
كَمَثَلِ
durumu gibidir
حَبَّةٍ
bir tohumun
أَنبَتَتْ
veren
سَبْعَ
yedi
سَنَابِلَ
başak
فِى
كُلِّ
her
سُنبُلَةٍ
başağında
مِّا۟ئَةُ
yüz
حَبَّةٍ ۗ
tohum
وَٱللَّهُ
Allah
يُضَـٰعِفُ
kat kat verir
لِمَن
kimseye
يَشَآءُ ۗ
dilediği
وَٱللَّهُ
Allah(ın)
وَٰسِعٌ
(lutfu) geniştir
عَلِيمٌ
(O) bilendir
Meselullezine yunfikune emvalehum fi sebilillahi ke meseli habbetin enbetet seb'a senabile fi kulli sunbuletin mietu habbeh, vallahu yudaifu li men yeşau, vallahu vasiun alim.
İhtiyacı olanlara yardım eden, Allah yolunda harcayan.
Kelimesi kelimesine, "dilediğini." Dilediğini demek: "Hak edeni" demektir; Allah, "Dilediğime" demekle, "kimin neyi hak ettiğine en doğru kararı Ben veririm" demeyi kastetmektedir. Zira burada Allah'ın "dilemesi," insanın "dilemesine," "insanın seçimine" bağlı olarak gerçekleşmektedir. "Şae" kelimesinin ayetteki anlamı; "gayret göstereni, bir şey yapmak isteyeni" yani "bir şeyi dileyeni" anlamındadır. Seçim insana aittir ve belirleyici olan insanın "dilemesi"dir (Bkz. 76:3).
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
meselu
|
durumu | مثل |
| 2 |
ellezine
|
kimselerin | - |
| 3 |
yunfikune
|
infak edenler(in) | نفق |
| 4 |
emvalehum
|
mallarını | مول |
| 5 |
fi
|
- | |
| 6 |
sebili
|
yolunda | سبل |
| 7 |
llahi
|
Allah | - |
| 8 |
kemeseli
|
durumu gibidir | مثل |
| 9 |
habbetin
|
bir tohumun | حبب |
| 10 |
enbetet
|
veren | نبت |
| 11 |
seb'a
|
yedi | سبع |
| 12 |
senabile
|
başak | سنبل |
| 13 |
fi
|
- | |
| 14 |
kulli
|
her | كلل |
| 15 |
sunbuletin
|
başağında | سنبل |
| 16 |
miaetu
|
yüz | ماي |
| 17 |
habbetin
|
tohum | حبب |
| 18 |
vallahu
|
Allah | - |
| 19 |
yudaifu
|
kat kat verir | ضعف |
| 20 |
limen
|
kimseye | - |
| 21 |
yeşa'u
|
dilediği | شيا |
| 22 |
vallahu
|
Allah(ın) | - |
| 23 |
vasiun
|
(lutfu) geniştir | وسع |
| 24 |
alimun
|
(O) bilendir | علم |