Neredeyse şimşek görmelerini yok edecekti ne zamanki aydınlık olsa onlara onda yürüdüler ve karanlığı çöktürünce üzerlerine onlar dikilip kalırlar Allah dilese işitmelerini ve görmelerini alırdı ki Allah’ın gücü her şeye yeterdir
يَكَادُ
neredeyse
ٱلْبَرْقُ
şimşek
يَخْطَفُ
kapıverecek
أَبْصَـٰرَهُمْ ۖ
gözlerini
كُلَّمَآ
zaman
أَضَآءَ
aydınlattığı
لَهُم
onları
مَّشَوْا۟
yürürler
فِيهِ
o(nun ışığı)nda
وَإِذَآ
zaman
أَظْلَمَ
karanlık çöktüğü
عَلَيْهِمْ
üzerlerine
قَامُوا۟ ۚ
dikilip kalırlar
وَلَوْ
eğer
شَآءَ
dileseydi
ٱللَّهُ
Allah
لَذَهَبَ
elbette götürürdü
بِسَمْعِهِمْ
işitmelerini
وَأَبْصَـٰرِهِمْ ۚ
ve görmelerini
إِنَّ
Şüphesiz
ٱللَّهَ
Allah'ın
عَلَىٰ
üzerine
كُلِّ
her
شَىْءٍ
şey
قَدِيرٌ
gücü yeter
Yekadul berku yahtafu ebsarehum kullema edae lehum meşev fihi, ve iza azleme aleyhim kamu ve lev şaellahu le zehebe bi sem'ihim ve ebsarihim innallahe ala kulli şey'in kadir.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
yekadu
|
neredeyse | كود |
| 2 |
l-berku
|
şimşek | برق |
| 3 |
yehtafu
|
kapıverecek | خطف |
| 4 |
ebsarahum
|
gözlerini | بصر |
| 5 |
kullema
|
zaman | كلل |
| 6 |
eda'e
|
aydınlattığı | ضوا |
| 7 |
lehum
|
onları | - |
| 8 |
meşev
|
yürürler | مشي |
| 9 |
fihi
|
o(nun ışığı)nda | - |
| 10 |
ve iza
|
zaman | - |
| 11 |
ezleme
|
karanlık çöktüğü | ظلم |
| 12 |
aleyhim
|
üzerlerine | - |
| 13 |
kamu
|
dikilip kalırlar | قوم |
| 14 |
velev
|
eğer | - |
| 15 |
şa'e
|
dileseydi | شيا |
| 16 |
llahu
|
Allah | - |
| 17 |
lezehebe
|
elbette götürürdü | ذهب |
| 18 |
bisem'ihim
|
işitmelerini | سمع |
| 19 |
ve ebsarihim
|
ve görmelerini | بصر |
| 20 |
inne
|
Şüphesiz | - |
| 21 |
llahe
|
Allah'ın | - |
| 22 |
ala
|
üzerine | - |
| 23 |
kulli
|
her | كلل |
| 24 |
şey'in
|
şey | شيا |
| 25 |
kadirun
|
gücü yeter | قدر |