Sayılı günlerdir.[1] Artık sizden kim hastalanır veya seferde olursa, tutamadığı günler sayısınca başka günlerde tutsun. Onu tutmaya gücü yetenlerin,[2] bir yoksulu doyuracak kadar fidye vermesi gerekir. Böyle olmakla birlikte, kim gönlünden gelerek daha fazlasını yaparsa, bu, onun için daha hayırlıdır. Eğer bilirseniz, siyam yapmanız[3] sizin için hayırlı olandır.
أَيَّامًا
günlerdir
مَّعْدُودَٰتٍ ۚ
sayılı
فَمَن
kim
كَانَ
olursa
مِنكُم
sizden
مَّرِيضًا
hasta
أَوْ
veya
عَلَىٰ
سَفَرٍ
seferde
فَعِدَّةٌ
sayısınca tutar
مِّنْ
-de
أَيَّامٍ
günler-
أُخَرَ ۚ
başka
وَعَلَى
ve (lazımdır)
ٱلَّذِينَ
kimselerin
يُطِيقُونَهُ
ona (güç) dayanan(lar)
فِدْيَةٌ
fidye vermesi
طَعَامُ
doyuracak
مِسْكِينٍ ۖ
bir yoksulu
فَمَن
artık kim
تَطَوَّعَ
gönülden
خَيْرًا
bir iyilik yaparsa
فَهُوَ
o
خَيْرٌ
hayırlıdır
لَّهُ ۚ
kendisi için
وَأَن
ve
تَصُومُوا۟
savm etmeniz
خَيْرٌ
daha hayırlıdır
لَّكُمْ ۖ
sizin için
إِن
eğer
كُنتُمْ
siz
تَعْلَمُونَ
bilirseniz
Eyyamen ma'dudat, fe men kane minkum maridan ev ala seferin fe iddetun min eyyamin uhar ve alellezine yutikunehu fidyetun taamu miskin, fe men tatavvaa hayran fe huve hayrun leh, ve en tesumu hayrun lekum in kuntum ta'lemun.
Oruç tutmak sayılı günlerdir. Başlangıcı ve bitişi ve gün sayısı belli olan.
Hasta ve seferde iken oruç tutmaya gücü yettiği halde tutmayanların, tutamadığı gün sayısınca oruç turması ve ayrıca bir yoksulu doyuracak kadar fidye vermesi gerekir.
Oruç tutmanız.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
eyyamen
|
günlerdir | يوم |
| 2 |
mea'dudatin
|
sayılı | عدد |
| 3 |
femen
|
kim | - |
| 4 |
kane
|
olursa | كون |
| 5 |
minkum
|
sizden | - |
| 6 |
meridan
|
hasta | مرض |
| 7 |
ev
|
veya | - |
| 8 |
ala
|
- | |
| 9 |
seferin
|
seferde | سفر |
| 10 |
feiddetun
|
sayısınca tutar | عدد |
| 11 |
min
|
-de | - |
| 12 |
eyyamin
|
günler- | يوم |
| 13 |
uhara
|
başka | اخر |
| 14 |
ve ala
|
ve (lazımdır) | - |
| 15 |
ellezine
|
kimselerin | - |
| 16 |
yutikunehu
|
ona (güç) dayanan(lar) | طوق |
| 17 |
fidyetun
|
fidye vermesi | فدي |
| 18 |
taaamu
|
doyuracak | طعم |
| 19 |
miskinin
|
bir yoksulu | سكن |
| 20 |
fe men
|
artık kim | - |
| 21 |
tetavvea
|
gönülden | طوع |
| 22 |
hayran
|
bir iyilik yaparsa | خير |
| 23 |
fehuve
|
o | - |
| 24 |
hayrun
|
hayırlıdır | خير |
| 25 |
lehu
|
kendisi için | - |
| 26 |
ve en
|
ve | - |
| 27 |
tesumu
|
savm etmeniz | صوم |
| 28 |
hayrun
|
daha hayırlıdır | خير |
| 29 |
lekum
|
sizin için | - |
| 30 |
in
|
eğer | - |
| 31 |
kuntum
|
siz | كون |
| 32 |
tea'lemune
|
bilirseniz | علم |