Ey İman Edenler! Öldürülmelerde size kısas yazıldı[1]; hüre hür, abde abd,[2] kadına kadın.[3] Ancak öldüren, öldürülenin kardeşi[4] tarafından bağışlanırsa; örfe uygun şekilde, diyeti iyilikle ödemelidir. Bu Rabb'inizden bir hafifletme ve rahmettir. Bundan sonra kim haddi aşarsa, onun için can yakıcı bir azap vardır.
يَـٰٓأَيُّهَا
ey
ٱلَّذِينَ
kimseler
ءَامَنُوا۟
iman edenler
كُتِبَ
yazıldı
عَلَيْكُمُ
size
ٱلْقِصَاصُ
kısas
فِى
ٱلْقَتْلَى ۖ
öldürmelerde
ٱلْحُرُّ
hür
بِٱلْحُرِّ
hür ile
وَٱلْعَبْدُ
köle
بِٱلْعَبْدِ
köle ile
وَٱلْأُنثَىٰ
kadın
بِٱلْأُنثَىٰ ۚ
kadın ile
فَمَنْ
kimse
عُفِىَ
affedilen
لَهُ
kendisi
مِنْ
tarafından
أَخِيهِ
kardeşi
شَىْءٌ
bir şey
فَٱتِّبَاعٌ
artık uymalıdır
بِٱلْمَعْرُوفِ
örfe
وَأَدَآءٌ
ve (diyeti) ödemelidir
إِلَيْهِ
ona
بِإِحْسَـٰنٍ ۗ
güzelce
ذَٰلِكَ
bu
تَخْفِيفٌ
bir hafifletme
مِّن
tarafından
رَّبِّكُمْ
Rabbiniz
وَرَحْمَةٌ ۗ
ve rahmettir
فَمَنِ
artk kim
ٱعْتَدَىٰ
haddi aşarsa
بَعْدَ
sonra
ذَٰلِكَ
bundan
فَلَهُ
onun için
عَذَابٌ
bir azab
أَلِيمٌ
acıklı
Ya eyyuhellezine amenu kutibe aleykumul kısasu fil katla el hurru bil hurri vel abdu bil abdi vel unsa bil unsa fe men ufiye lehu min ahihi şey'un fettibaun bil ma'rufi ve edaun ileyhi bi ihsan, zalike tahfifun min rabbikum ve rahmeh, fe meni'teda ba'de zalike fe lehu azabun elim.
Gerekli görüldü, zorunlu kılındı.
Köleye köle. "Abd", kul ve köle demektir.
Hürse hür, köleyse köle, kadınsa kadın; kim öldürmüşse o. Kelimesi kelimesine, "Hüre hür, köleye köle, kadına kadın." denmiş olsa da anlam olarak "Öldüren öldürülür, yani kim öldürmüşse o öldürülür." denmektedir. Söylenmek istenen şey şudur: "Öldürenin yerine, başka bir kimse öldürülemez. Cahiliye döneminde kimi öldürülmelerde, öldüren kimsenin yerine, diyet olarak bir başkası öldürülüyordu. Örneğin, öldüren güçlü bir ailedense, onun yerine, o ailenin sahip olduğu kölesi diyet olarak öldürülebiliyordu.
Birinci dereceden yakını.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ya eyyuha
|
ey | - |
| 2 |
ellezine
|
kimseler | - |
| 3 |
amenu
|
iman edenler | امن |
| 4 |
kutibe
|
yazıldı | كتب |
| 5 |
aleykumu
|
size | - |
| 6 |
l-kisasu
|
kısas | قصص |
| 7 |
fi
|
- | |
| 8 |
l-katla
|
öldürmelerde | قتل |
| 9 |
l-hurru
|
hür | حرر |
| 10 |
bil-hurri
|
hür ile | حرر |
| 11 |
vel'abdu
|
köle | عبد |
| 12 |
bil-abdi
|
köle ile | عبد |
| 13 |
vel'unsa
|
kadın | انث |
| 14 |
bil-unsa
|
kadın ile | انث |
| 15 |
femen
|
kimse | - |
| 16 |
ufiye
|
affedilen | عفو |
| 17 |
lehu
|
kendisi | - |
| 18 |
min
|
tarafından | - |
| 19 |
ehihi
|
kardeşi | اخو |
| 20 |
şey'un
|
bir şey | شيا |
| 21 |
fettibaun
|
artık uymalıdır | تبع |
| 22 |
bil-mea'rufi
|
örfe | عرف |
| 23 |
veeda'un
|
ve (diyeti) ödemelidir | ادي |
| 24 |
ileyhi
|
ona | - |
| 25 |
biihsanin
|
güzelce | حسن |
| 26 |
zalike
|
bu | - |
| 27 |
tehfifun
|
bir hafifletme | خفف |
| 28 |
min
|
tarafından | - |
| 29 |
rabbikum
|
Rabbiniz | ربب |
| 30 |
ve rahmetun
|
ve rahmettir | رحم |
| 31 |
femeni
|
artk kim | - |
| 32 |
a'teda
|
haddi aşarsa | عدو |
| 33 |
bea'de
|
sonra | بعد |
| 34 |
zalike
|
bundan | - |
| 35 |
fe lehu
|
onun için | - |
| 36 |
azabun
|
bir azab | عذب |
| 37 |
elimun
|
acıklı | الم |