Ancak tevbe[1] edip, kendisini düzelten ve gerçeği gizlemeyenlerin tevbelerini kabul ederim. Zira Ben, Tevbeleri Kabul Eden'im, Rahmetim Kesintisiz'dir.
إِلَّا
ancak hariç
ٱلَّذِينَ
(kimseler)
تَابُوا۟
tevbe edip
وَأَصْلَحُوا۟
uslananlar
وَبَيَّنُوا۟
ve (gerçeği) açıklayanlar
فَأُو۟لَـٰٓئِكَ
işte onlar
أَتُوبُ
tevbelerini kabul ederim
عَلَيْهِمْ ۚ
onların
وَأَنَا
çünkü ben
ٱلتَّوَّابُ
tevbeyi çok kabul edenim
ٱلرَّحِيمُ
çok esirgeyenim
İllellezine tabu ve aslahu ve beyyenu fe ulaike etubu aleyhim, ve enet tevvabur rahim.
Dönüş yapmak, Allah'a yönelmektir (Bkz. 13:30). Bağışlanmaya konu olan şeyleri terk etmektir. Yapılan kötülükten, yanlıştan, haksızlıktan, günahtan kesin olarak vazgeçmek ve yaptığını düzeltmektir. Pişmanlığın sözle ifade edilmesi tevbe değildir. Tevbe etmek, bağışlanma dilemek değildir; "bağışlanma dilemek" "istiğfar"da bulunmaktır.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
illa
|
ancak hariç | - |
| 2 |
ellezine
|
(kimseler) | - |
| 3 |
tabu
|
tevbe edip | توب |
| 4 |
ve eslehu
|
uslananlar | صلح |
| 5 |
ve beyyenu
|
ve (gerçeği) açıklayanlar | بين |
| 6 |
feulaike
|
işte onlar | - |
| 7 |
etubu
|
tevbelerini kabul ederim | توب |
| 8 |
aleyhim
|
onların | - |
| 9 |
ve ena
|
çünkü ben | - |
| 10 |
t-tevvabu
|
tevbeyi çok kabul edenim | توب |
| 11 |
r-rahimu
|
çok esirgeyenim | رحم |