Onlar, gelip geçen bir ümmetti[1]. Onların kazandıkları onlara; sizin kazandıklarınız sizedir. Siz, onların yaptıklarından sorumlu değilsiniz.
تِلْكَ
İşte onlar
أُمَّةٌ
bir ümmetti
قَدْ
ki
خَلَتْ ۖ
gelip geçti
لَهَا
onlarındır
مَا
şeyler
كَسَبَتْ
kazandıkları
وَلَكُم
ve sizindir
مَّا
şeyler
كَسَبْتُمْ ۖ
sizin kazandıklarınız
وَلَا
تُسْـَٔلُونَ
sorulmazsınız
عَمَّا
şeylerden
كَانُوا۟
oldukları
يَعْمَلُونَ
onların yapıyor
Tilke ummetun kad halet leha ma kesebet ve lekum ma kesebtum ve la tus'elune amma kanu ya'melun.
Topluluktu, toplumdu; onların yaptıklarının size bir yararı yok.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
tilke
|
İşte onlar | - |
| 2 |
ummetun
|
bir ümmetti | امم |
| 3 |
kad
|
ki | - |
| 4 |
halet
|
gelip geçti | خلو |
| 5 |
leha
|
onlarındır | - |
| 6 |
ma
|
şeyler | - |
| 7 |
kesebet
|
kazandıkları | كسب |
| 8 |
velekum
|
ve sizindir | - |
| 9 |
ma
|
şeyler | - |
| 10 |
kesebtum
|
sizin kazandıklarınız | كسب |
| 11 |
ve la
|
- | |
| 12 |
tuselune
|
sorulmazsınız | سال |
| 13 |
amma
|
şeylerden | - |
| 14 |
kanu
|
oldukları | كون |
| 15 |
yea'melune
|
onların yapıyor | عمل |