إِنَّ
şüphesiz
ٱلَّذِينَ
kimseler
كَذَّبُوا۟
yalanlayan
بِـَٔايَـٰتِنَا
bizim ayetlerimizi
وَٱسْتَكْبَرُوا۟
ve kibirlenenler
عَنْهَا
onlara
لَا
تُفَتَّحُ
açılmayacak
لَهُمْ
onlara
أَبْوَٰبُ
kapıları
ٱلسَّمَآءِ
gök
وَلَا
ve
يَدْخُلُونَ
onlar giremeyeceklerdir
ٱلْجَنَّةَ
cennete
حَتَّىٰ
kadar
يَلِجَ
geçinceye
ٱلْجَمَلُ
deve
فِى
içinden
سَمِّ
deliği
ٱلْخِيَاطِ ۚ
iğne
وَكَذَٰلِكَ
ve işte böyle
نَجْزِى
cezalandırırız
ٱلْمُجْرِمِينَ
suçluları
İnnellezine kezzebu bi ayatina vestekberu anha la tufettehu lehum ebvabus semai ve la yedhulunel cennete hatta yelicel cemelu fi semmil hiyat ve kezalike neczil mucrimin.
Veya kalın urgan.
Suçlu. Hakikat ile bağını koparmış. Mücrim, "basit suçlu" anlamında değil, "Kafir, nankör, Müşrik, sapkın" olmayı da kapsan "suçların hepsini içine alan, onların toplamını ifade eden" bir kavramdır.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
inne
|
şüphesiz | - |
| 2 |
ellezine
|
kimseler | - |
| 3 |
kezzebu
|
yalanlayan | كذب |
| 4 |
biayatina
|
bizim ayetlerimizi | ايي |
| 5 |
vestekberu
|
ve kibirlenenler | كبر |
| 6 |
anha
|
onlara | - |
| 7 |
la
|
- | |
| 8 |
tufettehu
|
açılmayacak | فتح |
| 9 |
lehum
|
onlara | - |
| 10 |
ebvabu
|
kapıları | بوب |
| 11 |
s-semai
|
gök | سمو |
| 12 |
ve la
|
ve | - |
| 13 |
yedhulune
|
onlar giremeyeceklerdir | دخل |
| 14 |
l-cennete
|
cennete | جنن |
| 15 |
hatta
|
kadar | - |
| 16 |
yelice
|
geçinceye | ولج |
| 17 |
l-cemelu
|
deve | جمل |
| 18 |
fi
|
içinden | - |
| 19 |
semmi
|
deliği | سمم |
| 20 |
l-hiyati
|
iğne | خيط |
| 21 |
ve kezalike
|
ve işte böyle | - |
| 22 |
neczi
|
cezalandırırız | جزي |
| 23 |
l-mucrimine
|
suçluları | جرم |