فَرِيقًا
bir topluluğu
هَدَىٰ
doğru yola iletti
وَفَرِيقًا
ve bir topluluğa da
حَقَّ
hak oldu
عَلَيْهِمُ
üzerlerine
ٱلضَّلَـٰلَةُ ۗ
sapıklık
إِنَّهُمُ
çünkü onlar
ٱتَّخَذُوا۟
tuttular
ٱلشَّيَـٰطِينَ
şeytanları
أَوْلِيَآءَ
dostlar
مِن
دُونِ
başka
ٱللَّهِ
Allah'tan
وَيَحْسَبُونَ
ve sanıyorlar
أَنَّهُم
kendilerinin de
مُّهْتَدُونَ
doğru yolda olduklarını
Ferikan hada ve ferikan hakka aleyhimud dalaletu, innehumuttehazuş şeyatine evliyae min dunillahi ve yahsebune ennehum muhtedun.
Doğru yolu hak edenleri.
Kelime anlamı uzaklaşan, uzak olan demektir. Hakikat'ten uzak olan, Hakk'a, adalete ve iyiliğe aykırı hareket eden varlık, kişi, kurum, kötülük dürtüsünün, saptırıcı telkin ve yönlendirmelerin ortak karakteristik adıdır. İnsanların içindeki kötülük dürtüsü için de şeytan denmektedir.
Bkz. 7:3. ayetin dipnotu.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ferikan
|
bir topluluğu | فرق |
| 2 |
heda
|
doğru yola iletti | هدي |
| 3 |
ve ferikan
|
ve bir topluluğa da | فرق |
| 4 |
hakka
|
hak oldu | حقق |
| 5 |
aleyhimu
|
üzerlerine | - |
| 6 |
d-delaletu
|
sapıklık | ضلل |
| 7 |
innehumu
|
çünkü onlar | - |
| 8 |
ttehazu
|
tuttular | اخذ |
| 9 |
ş-şeyatine
|
şeytanları | شطن |
| 10 |
evliya'e
|
dostlar | ولي |
| 11 |
min
|
- | |
| 12 |
duni
|
başka | دون |
| 13 |
llahi
|
Allah'tan | - |
| 14 |
veyehsebune
|
ve sanıyorlar | حسب |
| 15 |
ennehum
|
kendilerinin de | - |
| 16 |
muhtedune
|
doğru yolda olduklarını | هدي |