Hani Rabb'in; onların,[1] üzerine Kıyamet Günü'ne kadar kötü azaba uğratacak kimseleri mutlaka göndereceğini bildirmişti. Rabb'in çabuk ceza verendir. Kuşkusuz O, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
وَإِذْ
o vakit
تَأَذَّنَ
ilan etmişti
رَبُّكَ
Rabbin
لَيَبْعَثَنَّ
elbette göndereceğini
عَلَيْهِمْ
onlara
إِلَىٰ
kadar
يَوْمِ
gününe
ٱلْقِيَـٰمَةِ
kıyamet
مَن
kimseler
يَسُومُهُمْ
yapacak
سُوٓءَ
en kötüsünü
ٱلْعَذَابِ ۗ
azabın
إِنَّ
doğrusu
رَبَّكَ
Rabbin
لَسَرِيعُ
çabuk
ٱلْعِقَابِ ۖ
ceza verendir
وَإِنَّهُ
ve O
لَغَفُورٌ
çok bağışlayan
رَّحِيمٌ
çok esirgeyendir
Ve iz teezzene rabbuke le yeb'asenne aleyhim ila yevmil kıyameti men yesumuhum suel azab, inne rabbeke le seriul ıkabi ve innehu le gafurun rahim.
Yasaklandıkları şeyleri yapmakta ısrar ettikleri, haksızlık yapmaya devam ettikleri sürece.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ve iz
|
o vakit | - |
| 2 |
teezzene
|
ilan etmişti | اذن |
| 3 |
rabbuke
|
Rabbin | ربب |
| 4 |
leyeb'asenne
|
elbette göndereceğini | بعث |
| 5 |
aleyhim
|
onlara | - |
| 6 |
ila
|
kadar | - |
| 7 |
yevmi
|
gününe | يوم |
| 8 |
l-kiyameti
|
kıyamet | قوم |
| 9 |
men
|
kimseler | - |
| 10 |
yesumuhum
|
yapacak | سوم |
| 11 |
su'e
|
en kötüsünü | سوا |
| 12 |
l-azabi
|
azabın | عذب |
| 13 |
inne
|
doğrusu | - |
| 14 |
rabbeke
|
Rabbin | ربب |
| 15 |
leseriu
|
çabuk | سرع |
| 16 |
l-ikabi
|
ceza verendir | عقب |
| 17 |
veinnehu
|
ve O | - |
| 18 |
legafurun
|
çok bağışlayan | غفر |
| 19 |
rahimun
|
çok esirgeyendir | رحم |