MonoKuran Çevrisi Ankebût 29:65
Gemiye bindikleri zaman,[1] dini yalnız Allah'a özgü kılarak O'na dua[2] ederler. Fakat onları karaya çıkarıp kurtardığımız zaman, hemen şirk koşarlar.
فَإِذَا
zaman
رَكِبُوا۟
bindikleri
فِى
ٱلْفُلْكِ
gemiye
دَعَوُا۟
yalvarırlar
ٱللَّهَ
Allah'a
مُخْلِصِينَ
halis kılarak
لَهُ
yalnız O'na
ٱلدِّينَ
dini
فَلَمَّا
fakat
نَجَّىٰهُمْ
onları salimen çıkarınca
إِلَى
ٱلْبَرِّ
karaya
إِذَا
hemen
هُمْ
onlar
يُشْرِكُونَ
ortak koşarlar
Fe iza rakibu fil fulki deavullahe muhlisine lehud din, fe lemma neccahum ilel berri iza hum yuşrikun.
Tehlike ile yüz yüze geldiklerinde.
Dua; çağırmak, seslenmek, yardım istemek demektir. Dua, Allah'a istek ve ihtiyaçlarını arz ederek O'nun lütfunu desteğini, bağışlamasını ve yardımını istemektir (2:186). İnsan, dua etmeden önce kendisine düşeni yapmalıdır. Kendisine düşeni yapmadan Allah'tan bir şey istemek samimiyetsizliktir. Yine Allah'tan istenilen şeyin doğru bir şey olması gerekir: İstediği şeyi hak edip etmediğini, hakkı olup olmadığını dikkate almalıdır. Dua edenin, isteği kabul edildikten sonra, Allah'ı unutacak olması, duasının kabul edilmesine engeldir. Allah'ın yanı sıra başka bir kimseye veya şeye dua etmek şirktir (1:5).
# Kelime Anlam Kök
1
fe iza
zaman -
2
rakibu
bindikleri ركب
3
fi
-
4
l-fulki
gemiye فلك
5
deavu
yalvarırlar دعو
6
llahe
Allah'a -
7
muhlisine
halis kılarak خلص
8
lehu
yalnız O'na -
9
d-dine
dini دين
10
felemma
fakat -
11
neccahum
onları salimen çıkarınca نجو
12
ila
-
13
l-berri
karaya برر
14
iza
hemen -
15
hum
onlar -
16
yuşrikune
ortak koşarlar شرك