Ve Rabb'leri, onlara cevap verdi: "Ben, sizden; erkek olsun, kadın olsun -ki hepiniz birbirinizdensiniz- iyi şeyler yapanların yaptıklarının karşılığını boşa çıkarmam. Onlar ki benim yolumda hicret edenler, yurtlarından çıkarılanlar, yolumda eziyet görenler, savaşanlar[1] ve öldürülenlerdir. İşte bunların kötülüklerini örterim. Onların yaptıklarının karşılığı Allah'ın yanındadır. Kuşkusuz, onları içinden nehirler akan Cennetlere koyacağım. Karşılıkların en iyisi, Allah katındadır."
فَٱسْتَجَابَ
ve karşılık verdi
لَهُمْ
onlara
رَبُّهُمْ
Rableri
أَنِّى
elbette ben
لَآ
أُضِيعُ
zayi etmeyeceğim
عَمَلَ
işini
عَـٰمِلٍ
(hiçbir) çalışanın
مِّنكُم
sizden
مِّن
ذَكَرٍ
erkek
أَوْ
veya
أُنثَىٰ ۖ
kadın
بَعْضُكُم
hepiniz
مِّن
بَعْضٍ ۖ
birbirinizdensiniz
فَٱلَّذِينَ
kimseler
هَاجَرُوا۟
göç eden(ler)
وَأُخْرِجُوا۟
ve çıkarılanlar
مِن
-ndan
دِيَـٰرِهِمْ
yurtları-
وَأُوذُوا۟
ve işkence edilenler
فِى
سَبِيلِى
benim yolumda
وَقَـٰتَلُوا۟
ve vuruşanlar
وَقُتِلُوا۟
ve öldürülenler
لَأُكَفِّرَنَّ
elbette örteceğim
عَنْهُمْ
onların
سَيِّـَٔاتِهِمْ
kötülüklerini
وَلَأُدْخِلَنَّهُمْ
ve onları sokacağım
جَنَّـٰتٍ
cennetlere
تَجْرِى
akan
مِن
-ndan
تَحْتِهَا
altları-
ٱلْأَنْهَـٰرُ
ırmaklar
ثَوَابًا
bir karşılık olarak
مِّنْ
عِندِ
katından
ٱللَّهِ ۗ
Allah
وَٱللَّهُ
Allah
عِندَهُ
katındadır
حُسْنُ
en güzeli
ٱلثَّوَابِ
karşılıkların
Festecabe lehum rabbuhum enni la udiu amele amilin minkum min zekerin ev unsa, ba'dukum min ba'd, fellezine haceru ve uhricu min diyarihim ve uzu fi sebili ve katelu ve kutilu le ukeffirenne anhum seyyiatihim ve le udhılennehum cennatin tecri min tahtihal enhar, sevaben min indillah vallahu indehu husnus sevab.
Kadını hayatın dışına iten, dört duvar arasında yaşamasını din sayan zihniyete en güzel cevabı bu ayet vermektedir: Ayet, kadının da tıpkı erkek gibi savaş meydanlarında ve mücadele alanlarında yerini almasını, bunun Allah'ın yanında en iyi karşılığını bulacağını söylemektedir. Kur'an'a göre erkeğe açık bütün alanlar kadınlara da açıktır.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
festecabe
|
ve karşılık verdi | جوب |
| 2 |
lehum
|
onlara | - |
| 3 |
rabbuhum
|
Rableri | ربب |
| 4 |
enni
|
elbette ben | - |
| 5 |
la
|
- | |
| 6 |
udiu
|
zayi etmeyeceğim | ضيع |
| 7 |
amele
|
işini | عمل |
| 8 |
aamilin
|
(hiçbir) çalışanın | عمل |
| 9 |
minkum
|
sizden | - |
| 10 |
min
|
- | |
| 11 |
zekerin
|
erkek | ذكر |
| 12 |
ev
|
veya | - |
| 13 |
unsa
|
kadın | انث |
| 14 |
bea'dukum
|
hepiniz | بعض |
| 15 |
min
|
- | |
| 16 |
bea'din
|
birbirinizdensiniz | بعض |
| 17 |
fellezine
|
kimseler | - |
| 18 |
haceru
|
göç eden(ler) | حجر |
| 19 |
ve uhricu
|
ve çıkarılanlar | خرج |
| 20 |
min
|
-ndan | - |
| 21 |
diyarihim
|
yurtları- | دور |
| 22 |
ve uzu
|
ve işkence edilenler | اذي |
| 23 |
fi
|
- | |
| 24 |
sebili
|
benim yolumda | سبل |
| 25 |
ve katelu
|
ve vuruşanlar | قتل |
| 26 |
ve kutilu
|
ve öldürülenler | قتل |
| 27 |
leukeffiranne
|
elbette örteceğim | كفر |
| 28 |
anhum
|
onların | - |
| 29 |
seyyiatihim
|
kötülüklerini | سوا |
| 30 |
veleudhilennehum
|
ve onları sokacağım | دخل |
| 31 |
cennatin
|
cennetlere | جنن |
| 32 |
tecri
|
akan | جري |
| 33 |
min
|
-ndan | - |
| 34 |
tehtiha
|
altları- | تحت |
| 35 |
l-enharu
|
ırmaklar | نهر |
| 36 |
sevaben
|
bir karşılık olarak | ثوب |
| 37 |
min
|
- | |
| 38 |
indi
|
katından | عند |
| 39 |
llahi
|
Allah | - |
| 40 |
vallahu
|
Allah | - |
| 41 |
indehu
|
katındadır | عند |
| 42 |
husnu
|
en güzeli | حسن |
| 43 |
s-sevabi
|
karşılıkların | ثوب |