Onlar; ayaktayken, otururken ve yanları üzerine iken Allah'ı anarlar.[1] Göklerin ve yerin yaradılışı hakkında düşünürler: "Rabb'imiz! Sen, bunu boşuna yaratmadın, Seni her türlü noksanlıktan tenzih ederiz. Bizi ateşin azabından koru."
ٱلَّذِينَ
onlar ki
يَذْكُرُونَ
anarlar
ٱللَّهَ
Allah'ı
قِيَـٰمًا
ayakta
وَقُعُودًا
ve oturarak
وَعَلَىٰ
ve üzerine
جُنُوبِهِمْ
yanları
وَيَتَفَكَّرُونَ
ve düşünürler
فِى
hakkında
خَلْقِ
yaratılışı
ٱلسَّمَـٰوَٰتِ
göklerin
وَٱلْأَرْضِ
ve yerin
رَبَّنَا
Rabbimiz (derler)
مَا
خَلَقْتَ
yaratmadın
هَـٰذَا
bunu
بَـٰطِلًا
boş yere
سُبْحَـٰنَكَ
sen yücesin
فَقِنَا
bizi koru
عَذَابَ
azabından
ٱلنَّارِ
ateş
Ellezine yezkurunallahe kıyamen ve kuuden ve ala cunubihim ve yetefekkerune fi halkıs semavati vel ard, rabbena ma halakte haza batıla, subhaneke fekına azaben nar.
Her koşul ve ortamda, her zaman ve durumda sürekli Allah'a kulluk bilinci ile O'na yönelirler.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ellezine
|
onlar ki | - |
| 2 |
yezkurune
|
anarlar | ذكر |
| 3 |
llahe
|
Allah'ı | - |
| 4 |
kiyamen
|
ayakta | قوم |
| 5 |
ve kuuden
|
ve oturarak | قعد |
| 6 |
ve ala
|
ve üzerine | - |
| 7 |
cunubihim
|
yanları | جنب |
| 8 |
ve yetefekkerune
|
ve düşünürler | فكر |
| 9 |
fi
|
hakkında | - |
| 10 |
halki
|
yaratılışı | خلق |
| 11 |
s-semavati
|
göklerin | سمو |
| 12 |
vel'erdi
|
ve yerin | ارض |
| 13 |
rabbena
|
Rabbimiz (derler) | ربب |
| 14 |
ma
|
- | |
| 15 |
halekte
|
yaratmadın | خلق |
| 16 |
haza
|
bunu | - |
| 17 |
batilen
|
boş yere | بطل |
| 18 |
subhaneke
|
sen yücesin | سبح |
| 19 |
fekina
|
bizi koru | وقي |
| 20 |
azabe
|
azabından | عذب |
| 21 |
n-nari
|
ateş | نور |