Allah, tayyib[1] olanı habis[2] olandan ayırmadan; Mü'minleri içinde bulunduğunuz şu durumda bırakacak değildir. Allah, sizi gaipten[3] haberdar edecek de değildir. Ancak Allah, resullerinden dilediğini seçer. O halde, Allah'a ve Resullerine iman edin. Eğer iman edip, takvalı davranırsanız, sizin için büyük bir ödül vardır.
مَّا
كَانَ
değildir
ٱللَّهُ
Allah
لِيَذَرَ
bırakacak
ٱلْمُؤْمِنِينَ
mü'minleri
عَلَىٰ
(şu) üzerinde
مَآ
bulunduğunuz
أَنتُمْ
sizin
عَلَيْهِ
(hal) üzere
حَتَّىٰ
kadar
يَمِيزَ
ayırıncaya
ٱلْخَبِيثَ
pis olanı
مِنَ
-den
ٱلطَّيِّبِ ۗ
temiz-
وَمَا
كَانَ
ve değildir
ٱللَّهُ
Allah
لِيُطْلِعَكُمْ
sizi vâkıf kılacak
عَلَى
üzerine
ٱلْغَيْبِ
gayb
وَلَـٰكِنَّ
fakat
ٱللَّهَ
Allah
يَجْتَبِى
seçer
مِن
-nden
رُّسُلِهِ
elçileri-
مَن
kimi
يَشَآءُ ۖ
diliyorsa
فَـَٔامِنُوا۟
o halde inanın
بِٱللَّهِ
Allah'a
وَرُسُلِهِ ۚ
ve elçilerine
وَإِن
eğer
تُؤْمِنُوا۟
inanır
وَتَتَّقُوا۟
ve korunursanız
فَلَكُمْ
sizin için vardır
أَجْرٌ
bir mükafat
عَظِيمٌ
büyük
Ma kanallahu li yezerel mu'minine ala ma entum aleyhi hatta yemizel habise minet tayyib, ve ma kanallahu li yutliakum alel gaybi ve lakinnallahe yectebi min rusulihi men yeşau fe aminu billahi ve rusulih, ve in tu'minu ve tetteku fe lekum ecrun azim.
Hoş, güzel, temiz, değerli, bakımlı, temiz, sağlıklı, yararlı, iyi niyetli, iyi huylu.
Kötü, değersiz, murdar, pis, bozuk, iğrenç.
Yaratılmış varlıkların idraklerini aşan, gizli, görünmeyen, bilinmez olan ve duyularla kavranamayan şeyler. Gelecekte olacak şeyler. Ahiret hayatına dair bilgiler.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ma
|
- | |
| 2 |
kane
|
değildir | كون |
| 3 |
llahu
|
Allah | - |
| 4 |
liyezera
|
bırakacak | وذر |
| 5 |
l-mu'minine
|
mü'minleri | امن |
| 6 |
ala
|
(şu) üzerinde | - |
| 7 |
ma
|
bulunduğunuz | - |
| 8 |
entum
|
sizin | - |
| 9 |
aleyhi
|
(hal) üzere | - |
| 10 |
hatta
|
kadar | - |
| 11 |
yemize
|
ayırıncaya | ميز |
| 12 |
l-habise
|
pis olanı | خبث |
| 13 |
mine
|
-den | - |
| 14 |
t-tayyibi
|
temiz- | طيب |
| 15 |
ve ma
|
- | |
| 16 |
kane
|
ve değildir | كون |
| 17 |
llahu
|
Allah | - |
| 18 |
liyutliakum
|
sizi vâkıf kılacak | طلع |
| 19 |
ala
|
üzerine | - |
| 20 |
l-gaybi
|
gayb | غيب |
| 21 |
velakinne
|
fakat | - |
| 22 |
llahe
|
Allah | - |
| 23 |
yectebi
|
seçer | جبي |
| 24 |
min
|
-nden | - |
| 25 |
rusulihi
|
elçileri- | رسل |
| 26 |
men
|
kimi | - |
| 27 |
yeşa'u
|
diliyorsa | شيا |
| 28 |
fe aminu
|
o halde inanın | امن |
| 29 |
billahi
|
Allah'a | - |
| 30 |
ve rusulihi
|
ve elçilerine | رسل |
| 31 |
ve in
|
eğer | - |
| 32 |
tu'minu
|
inanır | امن |
| 33 |
ve tetteku
|
ve korunursanız | وقي |
| 34 |
felekum
|
sizin için vardır | - |
| 35 |
ecrun
|
bir mükafat | اجر |
| 36 |
azimun
|
büyük | عظم |