Elbette Allah, size verdiği sözü tuttu; O'nun izni ile onları kırıp geçiriyordunuz. Ne var ki arzuladığınız zafere kavuştuktan sonra, gevşediniz. Verilen emre uymayarak, itaatsizlik ettiniz. Kiminiz dünyayı isterken, kiminiz de ahireti istiyordu. Bundan dolayı Allah sınamak için, size olan desteğini kesti. Ancak yine de sizi affetti. Allah, Mü'minlere karşı gerçekten lütuf[1] sahibidir.
وَلَقَدْ
elbette
صَدَقَكُمُ
size doğruladı
ٱللَّهُ
Allah
وَعْدَهُٓ
(yardım) va'dini
إِذْ
sürece
تَحُسُّونَهُم
onları öldürdüğünüz
بِإِذْنِهِ ۖ
kendi izniyle
حَتَّىٰٓ
nihayet
إِذَا
nezaman ki
فَشِلْتُمْ
siz korktunuz
وَتَنَـٰزَعْتُمْ
ve (birbirinizle) çekiştiniz
فِى
hakkında
ٱلْأَمْرِ
(verilen) emir
وَعَصَيْتُم
ve isyan ettiniz
مِّن
بَعْدِ
sonra
مَآ
أَرَىٰكُم
size gösterdikten
مَّا
şey(galibiyet)i
تُحِبُّونَ ۚ
sevdiğiniz
مِنكُم
sizden
مَّن
kiminiz
يُرِيدُ
istiyordu
ٱلدُّنْيَا
dünyayı
وَمِنكُم
ve sizden
مَّن
kiminiz
يُرِيدُ
istiyordu
ٱلْـَٔاخِرَةَ ۚ
ahireti
ثُمَّ
sonra
صَرَفَكُمْ
(Allah) geri çevirdi
عَنْهُمْ
onlardan
لِيَبْتَلِيَكُمْ ۖ
sizi denemek için
وَلَقَدْ
andolsun ki
عَفَا
bağışladı
عَنكُمْ ۗ
sizi
وَٱللَّهُ
Allah
ذُو
sahibidir
فَضْلٍ
lütuf
عَلَى
karşı
ٱلْمُؤْمِنِينَ
mü'minlere
Ve lekad sadakakumullahu va'dehu iz tehussunehum bi iznih, hatta iza feşiltum ve tenaza'tum fil emri ve asaytum min ba'di ma erakum ma tuhıbbun, minkum men yuridud dunya ve minkum men yuridul ahireh, summe sarafekum anhum li yebteliyekum, ve lekad afa ankum, vallahu zu fadlin alel mu'minin.
Hoşnut edici, dostça davranış, incelik, iyilik.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
velekad
|
elbette | - |
| 2 |
sadekakumu
|
size doğruladı | صدق |
| 3 |
llahu
|
Allah | - |
| 4 |
vea'dehu
|
(yardım) va'dini | وعد |
| 5 |
iz
|
sürece | - |
| 6 |
tehussunehum
|
onları öldürdüğünüz | حسس |
| 7 |
biiznihi
|
kendi izniyle | اذن |
| 8 |
hatta
|
nihayet | - |
| 9 |
iza
|
nezaman ki | - |
| 10 |
feşiltum
|
siz korktunuz | فشل |
| 11 |
ve tenazea'tum
|
ve (birbirinizle) çekiştiniz | نزع |
| 12 |
fi
|
hakkında | - |
| 13 |
l-emri
|
(verilen) emir | امر |
| 14 |
ve asaytum
|
ve isyan ettiniz | عصي |
| 15 |
min
|
- | |
| 16 |
bea'di
|
sonra | بعد |
| 17 |
ma
|
- | |
| 18 |
erakum
|
size gösterdikten | راي |
| 19 |
ma
|
şey(galibiyet)i | - |
| 20 |
tuhibbune
|
sevdiğiniz | حبب |
| 21 |
minkum
|
sizden | - |
| 22 |
men
|
kiminiz | - |
| 23 |
yuridu
|
istiyordu | رود |
| 24 |
d-dunya
|
dünyayı | دنو |
| 25 |
ve minkum
|
ve sizden | - |
| 26 |
men
|
kiminiz | - |
| 27 |
yuridu
|
istiyordu | رود |
| 28 |
l-ahirate
|
ahireti | اخر |
| 29 |
summe
|
sonra | - |
| 30 |
sarafekum
|
(Allah) geri çevirdi | صرف |
| 31 |
anhum
|
onlardan | - |
| 32 |
liyebteliyekum
|
sizi denemek için | بلو |
| 33 |
velekad
|
andolsun ki | - |
| 34 |
afa
|
bağışladı | عفو |
| 35 |
ankum
|
sizi | - |
| 36 |
vallahu
|
Allah | - |
| 37 |
zu
|
sahibidir | - |
| 38 |
fedlin
|
lütuf | فضل |
| 39 |
ala
|
karşı | - |
| 40 |
l-mu'minine
|
mü'minlere | امن |