İşte onlardır o kimseler ki kabul ederiz onlardan en iyisini yaptıklarını ve görmezden geliriz kötülükleri de içindeler Ashâb-ı cennetin vaadidir doğrunun o ki vaat ediliyorlardı
أُو۟لَـٰٓئِكَ
onlar
ٱلَّذِينَ
öyle kişilerdir ki
نَتَقَبَّلُ
kabul ederiz
عَنْهُمْ
onlardan
أَحْسَنَ
en iyisini
مَا
عَمِلُوا۟
yaptıklarının
وَنَتَجَاوَزُ
ve geçeriz
عَن
-nden
سَيِّـَٔاتِهِمْ
onların kötülükleri-
فِىٓ
arasındadırlar
أَصْحَـٰبِ
halkı
ٱلْجَنَّةِ ۖ
cennet
وَعْدَ
sözdür
ٱلصِّدْقِ
doğru
ٱلَّذِى
كَانُوا۟
olunan
يُوعَدُونَ
kendilerine va'd
Ulaikellezine netekabbelu anhum ahsene ma amilu ve netecavezu an seyyiatihim fi ashabil cenneh, va'des sıdkıllezi kanu yuadun.
| # | Kelime | Anlam | Kök |
|---|---|---|---|
| 1 |
ulaike
|
onlar | - |
| 2 |
ellezine
|
öyle kişilerdir ki | - |
| 3 |
netekabbelu
|
kabul ederiz | قبل |
| 4 |
anhum
|
onlardan | - |
| 5 |
ehsene
|
en iyisini | حسن |
| 6 |
ma
|
- | |
| 7 |
amilu
|
yaptıklarının | عمل |
| 8 |
ve netecave zu
|
ve geçeriz | جوز |
| 9 |
an
|
-nden | - |
| 10 |
seyyiatihim
|
onların kötülükleri- | سوا |
| 11 |
fi
|
arasındadırlar | - |
| 12 |
eshabi
|
halkı | صحب |
| 13 |
l-cenneti
|
cennet | جنن |
| 14 |
vea'de
|
sözdür | وعد |
| 15 |
s-sidki
|
doğru | صدق |
| 16 |
llezi
|
- | |
| 17 |
kanu
|
olunan | كون |
| 18 |
yuadune
|
kendilerine va'd | وعد |