Ze-Cim-Ra
zjr
Yasaklamak, uzaklaştırmak, men etmek, azarlamak, kovmak, korkutup kaçırmak, azarlamak, caydırmak, cesaretini kırmak, geri püskürtmek, engellemek, sert konuşmayla azarlamak, sesle veya kınayarak azarlamak, onu durdurmak, onu engellemek veya onu yasaklamak, sert konuşmayla: veya engellemek, durdurmak, kısıtlamak veya alıkoymak: veya yasaklamak veya men etmek [herhangi bir bağırma veya konuşma yoluyla].
İlgili Ayetler
Bu kök kelime (6) ayette yer almaktadır.
Sâffât / 37:2:1
Haykırıp sürenlere,
فَٱلزَّٰجِرَٰتِ زَجْرًا
Fez zacirati zecra.
Sâffât / 37:2:2
Haykırıp sürenlere,
فَٱلزَّٰجِرَٰتِ زَجْرًا
Fez zacirati zecra.
Sâffât / 37:19:3
Artık o tek bir haykırıştır. O zaman neyin ne olduğunu görecekler.
فَإِنَّمَا هِىَ زَجْرَةٌ وَٰحِدَةٌ فَإِذَا هُمْ يَنظُرُونَ
Fe innema hiye zecretun vahıdetun fe iza hum yenzurun.
Kamer / 54:4:7
Ant olsun ki onlara, yanılgılarını giderecek nice haberler geldi.
وَلَقَدْ جَآءَهُم مِّنَ ٱلْأَنۢبَآءِ مَا فِيهِ مُزْدَجَرٌ
Ve lekad caehum minel enbai ma fihi muzdecer.
Kamer / 54:9:9
Onlardan önce Nuh'un halkı da yalanladı. Kulumuzu, "O delinin biridir." diye yalanladılar. Kulumuz zorluk çıkarılarak engellendi.
۞ كَذَّبَتْ قَبْلَهُمْ قَوْمُ نُوحٍ فَكَذَّبُوا۟ عَبْدَنَا وَقَالُوا۟ مَجْنُونٌ وَٱزْدُجِرَ
Kezzebet kablehum kavmu nuhın fe kezzebu abdena ve kalu mecnunun vezducir.
Naziât / 79:13:3
Oysaki o, tek bir haykırıştır!
فَإِنَّمَا هِىَ زَجْرَةٌ وَٰحِدَةٌ
Fe innema hiye zecretun vahıdeh.