Hı-Ye-Be
xyb
Bir arzuya veya aranılan şeye ulaşamamak, istenen veya aranan şeyden mahrum bırakılmak/yasaklanmak/engellenmek, hayal kırıklığına uğramak veya engellenmiş olmak, kayıp yaşamak, sürekli başarısız olmak.
İlgili Ayetler
Bu kök kelime (5) ayette yer almaktadır.
Âl-i İmrân / 3:127:9
Bu yardım, Kafirlerin bir kısmının imha edilmesi veya bozguna uğrayarak umutsuzca geri dönüp gitmeleri için yapıldı.
لِيَقْطَعَ طَرَفًا مِّنَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ أَوْ يَكْبِتَهُمْ فَيَنقَلِبُوا۟ خَآئِبِينَ
Li yaktaa tarafen minellezine keferu ev yekbitehum fe yenkalibu haibin.
İbrâhîm / 14:15:2
Fetih istediler. Bile bile haktan yüz çeviren zorbaların hepsi kaybetti.
وَٱسْتَفْتَحُوا۟ وَخَابَ كُلُّ جَبَّارٍ عَنِيدٍ
Vesteftehu ve habe kullu cebbarin anid.
Tâhâ / 20:61:13
Musa onlara: "Yazıklar olsun size! Yalanlarınızla Allah'a iftira etmeyin. Yoksa sizi azapla yok eder. İftira edenler, gerçekten yok olmuştur."
قَالَ لَهُم مُّوسَىٰ وَيْلَكُمْ لَا تَفْتَرُوا۟ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا فَيُسْحِتَكُم بِعَذَابٍ ۖ وَقَدْ خَابَ مَنِ ٱفْتَرَىٰ
Kale lehum musa veylekum la tefteru alallahi keziben fe yushıtekum bi azab, ve kad habe meniftera.
Tâhâ / 20:111:6
Yüzler, Hayy ve Kayyum olanın önünde eğilmiştir. Zulüm taşıyıcılar perişan olmuştur.
۞ وَعَنَتِ ٱلْوُجُوهُ لِلْحَىِّ ٱلْقَيُّومِ ۖ وَقَدْ خَابَ مَنْ حَمَلَ ظُلْمًا
Ve anetil vucuhu lil hayyil kayyum, ve kad habe men hamele zulma.
Şems / 91:10:2
Elbette onu kirleten de hüsrana uğramıştır.
وَقَدْ خَابَ مَن دَسَّىٰهَا
Ve kad habe men dessaha.