Nun-Fe-Şın
nf$
Yünü veya pamuğu taramak, pamuk veya yünü parçalara ayırmak/dağıtmak, pohpohlamak, otlatmak, gece yemek için dolaşmak, hayvanları çobansız gece otlatmak.
İlgili Ayetler
Bu kök kelime (2) ayette yer almaktadır.
Enbiyâ / 21:78:8
Hani Davud ve Süleyman, halkın koyunlarının yayıldıkları ekin hakkında hüküm veriyorlardı. Biz, onların hükümlerine tanıktık.
وَدَاوُۥدَ وَسُلَيْمَـٰنَ إِذْ يَحْكُمَانِ فِى ٱلْحَرْثِ إِذْ نَفَشَتْ فِيهِ غَنَمُ ٱلْقَوْمِ وَكُنَّا لِحُكْمِهِمْ شَـٰهِدِينَ
Ve davude ve suleymane iz yahkumani fil harsi iz nefeşet fihi ganemul kavm, ve kunna li hukmihim şahidin.
Kâria / 101:5:4
Dağlar etrafa saçılmış renkli yün gibi olur
وَتَكُونُ ٱلْجِبَالُ كَٱلْعِهْنِ ٱلْمَنفُوشِ
Ve tekunul cibalu kel ıhnil menfuş.