Dal-Hı-Nun

dxn
Duman çıkarmak, dumanlamak, toz kaldırmak, değişmek, huysuz olmak, tütsülemek, beceriksizce aramak, bir şeyi beceriksizce kullanmak, bozmak, düzgün kullanamamak

İlgili Ayetler

Bu kök kelime (2) ayette yer almaktadır.
Sonra duman halinde bulunan göğe yöneldi. Ona ve yeryüzüne: "İsteyerek veya istemeyerek gelin!" dedi. İkisi de: "İsteyerek geldik." dediler.
ثُمَّ ٱسْتَوَىٰٓ إِلَى ٱلسَّمَآءِ وَهِىَ دُخَانٌ فَقَالَ لَهَا وَلِلْأَرْضِ ٱئْتِيَا طَوْعًا أَوْ كَرْهًا قَالَتَآ أَتَيْنَا طَآئِعِينَ
Summesteva iles semai ve hiye duhanun fe kale leha ve lil ardı'tiya tav'an ev kerha, kaleta eteyna taiin.
Artık göğün, apaçık bir duman getireceği günü bekle.
فَٱرْتَقِبْ يَوْمَ تَأْتِى ٱلسَّمَآءُ بِدُخَانٍ مُّبِينٍ
Fertekib yevme te'tis semau bi duhanin mubin.