Ayn-Te-Be
Etb
Kızmak, suçlamak anlamına gelir. İst'ataba (fiil 10) - kaldırmaya çalışmak; suçlamak, iyilik/haz aramak, memnun etmek, günahları için telafi etmesine izin verilmek, savunmada herhangi bir mazeret kabul etmek, iyilik görmek, eşiğe yaklaşmasına izin verilmek, haz aramak için izin verilmek, iyilikle bakmak, iyi niyet göstermek. A'taba - tatmin etmek. Ta'attab - birini kınanacak bir eylemle suçlamak. Atabatun - eşik, kapı girişi, merdiven basamağı, tepe tırmanışı. Utba - verilen iyilik. İtab - suçlama, azarlama, şikayet, itham.
İlgili Ayetler
Bu kök kelime (5) ayette yer almaktadır.
Nahl / 16:84:14
Her ümmetten bir tanık getirdiğimiz gün, artık Kafirlere izin verilmez. Onlardan özür dilemeleri de istenmez.
وَيَوْمَ نَبْعَثُ مِن كُلِّ أُمَّةٍ شَهِيدًا ثُمَّ لَا يُؤْذَنُ لِلَّذِينَ كَفَرُوا۟ وَلَا هُمْ يُسْتَعْتَبُونَ
Ve yevme neb'asu min kulli ummetin şehiden summe la yu'zenu lillezinekeferu ve la hum yusta'tebun.
Rûm / 30:57:9
Artık O Gün zalimlere mazeretleri yarar sağlamaz. Onlardan mazeret de istenmeyecek.
فَيَوْمَئِذٍ لَّا يَنفَعُ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ مَعْذِرَتُهُمْ وَلَا هُمْ يُسْتَعْتَبُونَ
Fe yevmeizin la yenfeullezine zalemu ma'ziratuhum ve la hum yusta'tebun.
Fussilet / 41:24:7
Artık dayanabilirlerse, onlar için konaklama yeri ateştir. Eğer özür beyan edip af isteseler de onlar affedilecek olanlardan değillerdir.
فَإِن يَصْبِرُوا۟ فَٱلنَّارُ مَثْوًى لَّهُمْ ۖ وَإِن يَسْتَعْتِبُوا۟ فَمَا هُم مِّنَ ٱلْمُعْتَبِينَ
Fe in yasbiru fen naru mesven lehum ve in yesta'tibu fe ma hum minel mu'tebin.
Fussilet / 41:24:11
Artık dayanabilirlerse, onlar için konaklama yeri ateştir. Eğer özür beyan edip af isteseler de onlar affedilecek olanlardan değillerdir.
فَإِن يَصْبِرُوا۟ فَٱلنَّارُ مَثْوًى لَّهُمْ ۖ وَإِن يَسْتَعْتِبُوا۟ فَمَا هُم مِّنَ ٱلْمُعْتَبِينَ
Fe in yasbiru fen naru mesven lehum ve in yesta'tibu fe ma hum minel mu'tebin.
Câsiye / 45:35:16
İşte bu, Allah'ın ayetlerini alay konusu etmeniz nedeniyledir. Sizi, dünya hayatı aldattı. Artık bugün onlar, Cehennem'den çıkarılmazlar. Ve onlardan özür de kabul edilmez.
ذَٰلِكُم بِأَنَّكُمُ ٱتَّخَذْتُمْ ءَايَـٰتِ ٱللَّهِ هُزُوًا وَغَرَّتْكُمُ ٱلْحَيَوٰةُ ٱلدُّنْيَا ۚ فَٱلْيَوْمَ لَا يُخْرَجُونَ مِنْهَا وَلَا هُمْ يُسْتَعْتَبُونَ
Zalikum bi ennekumuttehaztum ayatillahi huzuven ve garretkumul hayatud dunya, fel yevme la yuhrecune minha ve la hum yusta'tebun.